Peyderpey
Gerçek Suç,
Gerçek Kesit

Konusunu gerçek hayatta işlenen suçlardan alan öyküler geçtiğimiz birkaç yıl içinde medya sektöründe tekrar popülerlik kazandı. Netflix’in Ted Bundy’nin işlediği suçları anlatan The Ted Bundy Tapes programı ve hemen ardından yayımlamak için satın aldığı Zac Efron’lu ve Lily Collins’li Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile isimli kurgu filmi yakın zamanlı örneklerden. Yine Amerikan film ve televizyon dünyasının popüler konularından Charles Manson’ın cinayetlerine değinen Charlie Says1 ve Once Upon a Time in Hollywood2 artan ilginin ekrana çıkmaya hazırlanan diğer örnekleri.

The Ted Bundy Tapes, 2019,
kaynak: IMDb

Jean Murley’nin The Rise of True Crime kitabında belirttiği üzere kökenleri eskiye dayansa da true crime türü 1970’lerden sonra çok daha popüler olmuş bir tür. Murley’in 1970’lerde artan şehirleşme sonrası yükselen suç oranlarına bağladığı bu çıkışın bir benzerini bugünlerde yaşıyoruz. Devam eden yeni yükselişi dijital teknolojinin sunduğu olanaklara bağlamak mümkün.

Podcast ve online izleme platformları için üretilen içeriklerin artan popülerliği —Amerikan kanallarında yakın zamanda yayımlanan Versace cinayeti ile O.J. Simpson davasını işleyen dizilerin gösterdiği gibi— geleneksel içerik üreticilerini türe tekrar yönlendiriyor. Meşhur podcast Serial’ın birkaç sene evvel gösterdiği başarı sektör için önemli bir dönüm noktası. Radyoculuktan gelen yapımcı Sarah Koenig’in, cinayet suçundan hüküm giymiş olan Adnan Syed ile röportajlarını içeren podcast, hızla popüler kültürün önemli ürünlerinden biri hâline gelmişti. Bir başka Netflix yapımı Making a Murderer ve HBO’nun gerçek suç temalı dizisi The Jinx, Serial’ı takip eden benzer yapımlar. Özellikle online izleme platformlarında sayıları artan yeni örnekler, hem daha evvel televizyonda yer bulamayan öykülere internette verilen şansın hem de internetin gerçek suçları araştırmak için mümkün kıldığı imkânların sonucu.

Making a Murderer, 2015,
kaynak: IMDb

Bu dijital dönüşümü anlamak için türün geçmişine bakmak mühim. Neredeyse diğer tüm suç üzerine kurulu görsel anlatı türleri gibi bu tür de ekrana taşınmadan evvel yayıncılık tarihinde önemli bir başarı elde etmiş. Gerçek suç hikâyelerinin geçtiğimiz yüzyıl süresince günlük gazetelerde önemli yeri olduğunu belirtmek gerek. Jean Murley’in bu önemli yeri hatırlattıktan sonra verdiği örnekler olan National Police Gazette ve daha sonraki yıllarda yayın hayatına atılan True Detective ise günlük gazete olmaktan çok özel olarak suç hikâyelerine yer veren yayınlar. 1924 yılında yayımlanmaya başlanan True Detective’in başarısı Master Detective ve Official Detective isimli iki yeni yayına ilham verecek kadar yüksek olmuş.

Sinemanın başlangıcı türün yazın hayatındaki başarısını perdeye taşımış. Sinemaseverlerin en eski filmlerden biri olarak hatırlayacağı The Great Train Robbery’den anlaşılabileceği gibi suç, perdenin sevdiği konulardan. İçinde bulunulan dönemin sosyo-kültürel şartlarının etkisiyle, belki genel suç hikâyelerinin alt kategorileri olarak tanımlayabileceğimiz farklı örnekler farklı zamanlarda popüler olmuş. Fakat, altmışların sonuna kadar etkili olan kurallar, ekranda gösterilebilecek şiddeti ve dolayısıyla türün genelini kontrol altında tutmuş. Yine de Alfred Hitchcock’un Rope (1948) filmi gibi gerçek suçlardan ilham alan örnekler var. Hitchcock’un filmi, 1924 yılında Leopold ve Loeb’un mükemmel cinayet işleyebildiklerini göstermek üzere on dört yaşındaki bir çocuğu kaçırıp öldürmelerinden esinlenmiş.

James Stewart ve Farley Granger,
Rope, 1948,
kaynak: IMDb

Hollywood’un elini kolunu bağlayan kuralların ortadan kalkışı şehirleşmeyi takip eden suç dalgası ile aynı döneme denk gelince ‘gerçek suç’ hikâyeleri etkilerini birden artırmış. Yukarıda adı geçen Charles Manson ve çetesinin işlediği vahşi cinayetler, bu dönemin en görünür örneklerinden. Televizyon ve sinema için çekilen ve bazen kurgu bazen belgesel formatında olan Manson öyküleri arasında The Helter Skelter Murders (1971), Manson (1973) ve Helter Skelter (1976) yer alıyor.

True crime türünün gerçeklik iddiası, kurgu boyutu ve esinlenme ölçüsü örnekten örneğe değişebiliyor. Bence birbirinden çok farklı filmler olan Psycho, Texas Chainsaw Massacre ve The Silence of the Lambs filmlerinin hepsi aynı katilden yani kurbanlarının bedenlerinden parçalar saklayan Ed Gein’den etkilenmiş. Türün belgesel örneklerinin bazı davaların yeniden açılmasına3 neden olduğunu ya da en azından aktivistleri bu yönde çalışmaya teşvik ettiğini unutmamalı. The Thin Blue Line (1988) ve The Paradise Lost Trilogy (1996–2011) böyle etkileri olmuş örnekler.

Jessie Misskelley,
Paradise Lost 3: Purgatory, 2011,
kaynak: IMDb

Televizyonda yayımlanmak üzere çekilen belgesel ve kurgu filmlerle dizilerin yanı sıra haber-aktüalite kategorisinde değerlendirebilecek suç programları da mevcut. Amerika Birleşik Devletleri’nde en bilinen örnekler oğlu cinayete kurban gittikten sonra kendini suçluları yakalamaya adayan John Walsh’un sunduğu America’s Most Wanted ve Cops ile Forensic Files programları. DNA tespiti ve kanıt değerlendirme teknolojilerinin gelişmesi olay yeri ve kanıt inceleme konularını biraz daha önemli duruma çıkarmış olsa da genel olarak söz konusu programlar aynı hikâye anlatma tekniklerini izliyor. Tanık ve uzman röportajları, olay yeri ve kanıt fotoğrafları ile olmazsa olmaz canlandırmalar sadece Amerika’da değil, dünyanın pek çok yerinde benzer şekilde kullanılıyor.

Sevil Atasoy’un uzman yorumları ile kurgu canlandırmaları birleştiren yakın tarihli Kanıt (2010–2013) ve bir jenerasyonun hafızalarına kazınıp uzun yıllar esprilere konu olan Flash TV’nin tarihe damgasını vurmuş dizisi Gerçek Kesit (1993), Türkiye’deki sektörden örnekler.4

Türün bilinirliği ve öykü anlatma teknik, taktik ve tercihlerinin tahmin edilebilirliği parodilere sık sık konu oluyor. Böyle programlar tahmin edilebilir öğelerin yanı sıra türün objektiflik ve gerçeklik iddialarıyla dalga geçiyor. Yine internette yayımlanan American Vandal ve Buzzfeed Unsolved bu tarz örnekler. Konuya daha komik bir perspektiften yaklaşan diğer bir örnek ise popüler podcast My Favorite Murder.

Türün yeniden yükselişini açıklamak için online yayıncıların daha cesur olduklarını ve geleneksel yayıncıların da onların izinden gittiğini söylemek yeterli değil. Aynı zamanda izleyici ve dinleyicilerin, internet üzerinden işlenen vakaların ardındaki sırrı çözmeye çalışmaları önemli bir etken. İnternetin daha katılımcı bir tüketim deneyimi sunduğu ortada.

Bunun farkında olan televizyon kanalları ve online izleme platformları, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki izleyicilerle beraber dünya pazarına erişmek için türe yatırım yapmaya devam ediyor. Gerçek suçların konu olarak işlenmesinin, kurbanların ve ailelerin hayatlarına etkisi ile çoğu zaman benzer tipteki katillerin ve kurbanların konu edilmesinin ortaya koyduğu sorular ise başlı başına incelenmesi gereken diğer konular.

1. Charlie Says, Amerikan basınında “Manson Girls” olarak bilinen Manson çetesinin genç kadın üyelerinin deneyimlerini anlatıyor. Filmin senaristi Guinevere Turner, geçtiğimiz günlerde kendi çocukluğunun filmle nasıl bir bağlantısı olduğunu anlatan çok ilginç bir yazı yayımladı.

2. Tarantino’nın filmi cinayetlerin işlendiği dönemin Hollywood’u üzerine.

3. Making a Murderer, Steven Avery için benzer bir etki yarattı. Ayrıca Serial sonrası Adnan Syed adına, yeniden yargılanma başvuruşu yapıldı.

4. Söz konusu bilinirlikten olsa gerek, şahsen “gerçek kesit” ifadesinin true crime için “gerçek suç” ya da “gerçek suçlardan esinlenen öykü” ifadelerine alternatif olabileceğini düşünüyorum.

dedektif hikâyesi, dijital kültür, dizi, gerçek suç, Peyderpey, polisiye, popüler kültür, Şebnem Baran, televizyon