Jean-Pierre Dardenne ve Luc Dardenne, Rosetta, 1999, kaynak: The Cinémathèque

Wax
Rosetta

Rosetta’yı nasıl tanımlamalı? Belki de soru yanlış: Tanımlamamalı. Dardenne kardeşlerin minimalist dahi olmayan, minimalistten daha minimalist, natüralist olduğunu söyleyebileceğimiz sineması kesinlikle tanıma gelmediğinden bu böyle. Diyebileceğimiz tek şey şu gibidir: Rosetta, yaşamaya çalışan bir kadınla, hayatta kalmak için çırpınan, tepinen bir insanla ilgili. Bu kadar. Bu netlikte. Tahminen filmin çarpıcılığı da bundan. Hepimizin, herkesin olabileceği bir şeyi olanca çıplaklığıyla gösterdiğinden, tüm sadeliğinde. Belki sadeliğinde, çıplaklığında dahi değil, yalınlığında. Basitçe. Tıpkı Deux jours, une nuit’teki kaymaklı dondurma gibi. Rosetta’nın Rosetta’yla ilgili olması bile bir işarettir: Olduğu şey olduğu şey olan bir film. İçeriği neyse, biçimi o ya da basitçe, neyse o. Bir kurgu bu film, ama bir belge de ve belki de bu nedenle, bir deneysel “direkt sinema” örneği, mükemmel bir şekilde. Bir prototip diyelim. Çağdaş toplumsal gerçekçi sinema için de Dardenne kardeşlerin sonrasında yapacağı, hatta öncesinde yapmış olduğu tüm eserler için de. Retrokronik ve prokronik bir model. Bir saf kerteriz noktası. Wax’te konuşulmaması imkânsız bir film. Bullet’lar:

  • Kaos ve dekupaj.
  • İş ve işsizlik: Zaman cepleri.
  • Cinsiyetli beden ve emek.
  • İş arama işi ve sosyal gerçekçilik.
  • Yeni gerçekçiliğin ötesinde: Çağdaş gerçekçilik.
  • Estetik ve anlatı.
  • Karakter olarak Rosetta.

Podcast Türkçe ve süresi 30:12

bölüm kapak tasarımı: Berk Özalp 

Berk Özalp, film, Hasan Cem Çal, Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne, podcast, Rosetta, sinema, Wax