fotoğraf: Frank Schulenburg (CC BY-SA 2.0)

Sundance Film Festivali’nin Doğuşu
Utah’tan Boulder’a: Pandemi Sonrası Sundance

2020 yılı Sundance’i, COVID-19 pandemisi öncesi, yüz yüze gerçekleşen son Sundance Festivali olur. Manidar olan, festivalin gelecek on yılın başlangıcını kutlamak için “Hayal Edilen Gelecekler” (“Imagined Futures”) adında başlattığı serinin ilkinin dünyayı etkisi altına alan pandeminin hemen öncesine denk gelmesidir. Kolektif umutları paylaşmak amacıyla düzenlenen bir etkinlikte festival ekibi ve katılımcılar Park City’de büyük bir kamp ateşi etrafında toplanarak “hayal ettikleri geleceği” sembolik olarak tahta paletler üzerine yazar. Serinin ilk ve tek senesi olan 2020’de paneller ve özel gösterimlerle eşitlikçi bir geleceğin olasılıkları üzerine düşünülür. Bu bağlamda engellilik hakları ve toplumsal dönüşümü konu alan Crip Camp, otizmli bir çocuğun deneyimlerini anlatan belgesel The Reason I Jump, Meksika’da kaybolan insanların ailelerinin hikâyesi üzerinden göç ve toplumsal sorunlara değinen Identifying Features [Sin Señas Particulares] gibi belgeseller gösterilir. Bahsi geçen üç belgesel de İzleyici Ödülü alır. Bunlara ilave olarak hem jüri hem de izleyici tarafından yılın en başarılı kurmaca filmi olarak seçilen Minari de göçmenlik deneyimi ve kültürel uyum sorunlarını irdeler. Lee Isaac Chung’un* 1980’lerde Arkansas’ta bir Kore-Amerikan ailesinin Amerikan rüyasını arayışını konu alan yarı otobiyografik filmi başka birçok yerden ödülle döner.

Festivaldeki bir başka yarı otobiyografik film de Afro-Amerikan sanatçı Radha Blank’ın kendi deneyimlerinden esinlenerek hem yazdığı hem de başrolde rap yaptığı filmi The 40-Year-Old Version’dır. Film kırk yaşına yaklaşan ama kariyerinde beklediği başarıyı yakalayamamış bir tiyatro oyun yazarı ve öğretmen olan Radha Blank’ın sanat dünyasındaki yaş, cinsiyet ve ırk temelli bariyerlerle mücadelesini anlatır. Radha’nın bu mücadelede kendini rap müzik ve hip-hop kültürüyle ifade etmesini anlatan film, düşük bütçeyle çekilmiş olmasına rağmen özgünlüğü ve mizahi diliyle öne çıkar ve ABD Dramatik Yarışması’nda En İyi Yönetmen Ödülü’nü alır. 2020 festivalinin kapanışında, uzun süredir Belgesel Film Programı direktörü olan Tabitha Jackson, John Cooper’ın emekliliğinin ardından festivalin yeni direktörü olur. Böylece festival tarihindeki ilk siyahi kadın direktör göreve başlar.

Robert Redford 2020 yılında Utah’taki Sundance Mountain Resort’u satma kararı alır ve satış Aralık 2020’de duyurulur. Redford, ailesiyle birlikte birkaç yıldır tatil köyünün yeni bir sahipliğe geçişini düşündüklerini ama burayı “doğru zamanda ve doğru kişilere” devretmek istediklerini ve yeni sahiplerin buranın karakterini, tarihini ve doğasını koruyacağına inandığını söyler. Zaten satış anlaşması doğa koruma ve sürdürülebilirlik ilkelerini sürdürme şartları içerir. Bu arada satış, Sundance Enstitüsü ve Sundance Film Festivali, Sundance Kataloğu, Sundance TV ve Redford’ın bu kuruluşlardaki rolünü etkilememektedir. Tesis Sundance Enstitüsü tarafından düzenlenen atölye çalışmaları ve etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam edecek ve Sundance Film Festivali’ne de mekân olarak hizmet vermeyi sürdürecektir, ta ki 2027 yılına kadar.

Pandeminin dünyayı durma noktasına getirdiği 2021 yılında festivalin ana programı çevrimiçi platform üzerinden sunulur. Bununla birlikte, ABD’de bazı yerel sinemalarda ve sanat kurumlarında sınırlı sayıda fiziksel gösterim de yapılır. Ödül töreninin de çevrimiçi gerçekleştiği 2021’de izleyiciler festivalin resmi sitesi üzerinden hesap oluşturup tören yayınını izler. Festival yöneticileri ve bazı oyuncular video bağlantılarıyla kısa konuşmalar ve duyurular yapar. 2021 Sundance’ine aldığı dört ödülle damgasını vuran filmlerden biri, işitme engelli bir ailede büyüyen ve ailesinde duyabilen tek kişi olan Ruby’nin müzik hayalleri ile ailesine olan sorumlulukları arasında kalma hikâyesinin anlatıldığı CODA olur. Yönetmen Sian Heder, Ruby’nin ailesini canlandıran oyuncuların üçünü de gerçekten işitme engelli kişiler arasından seçmiştir. Hollywood’da uzun süre işitme engelli karakterler çoğunlukla işiten oyuncular tarafından oynanmıştır. Filmi basit bir seyirlik olarak düşünen kişilerin kaçırdığı nokta CODA’nın bu konuda otantik ve saygılı bir temsil sunmasıdır. 2021’in bir diğer önemli filmi, gerçek bir Afgan mültecinin hikâyesinin anlatıldığı animasyon belgesel Flee’dir. Yönetmen Jonas Poher Rasmussen filmde gerçek röportaj kayıtları kullanılır; ancak anılar ve olaylar 2D animasyonla canlandırılır. 2021’de ayrıca festival tarihinde ilk kez bir film aynı bölümde üç ana ödülü birden kazanır. Kosovalı yönetmen Blerta Basholli’nin çektiği Hive, Kosova Savaşı sırasında kaybolan kocasının ardından hayatını sürdürmeye çalışan Fahrije adlı bir kadını takip eder ve gerçek bir hikâyeden uyarlanmıştır.

2022 festivali başlangıçta hibrit formatta planlansa da Omicron varyantı nedeniyle fiziksel etkinlikler iptal edilir ve festival tamamen çevrimiçi gerçekleştirilir. Park City’deki yüz yüze etkinliklerin iptal edilmesi kararı festivalin açılışından sadece iki hafta önce alınsa da, festival direktörü Kim Yutani’nin kararlığı sayesinde format değişikliği hızlı bir şekilde gerçekleşir. Jackson ayrıca How to Fest: Daily adlı günlük bir video/konuşma serisinin sunuculuğunu yapar; serinin her bölümünde yönetmenler, yapımcılar ve film severlerle sohbet ederek festivalde öne çıkan temaları ve projeleri ele alır. 2022’de New Frontier bölümü The Spaceship adını verdiği WebXR tabanlı sanal mekânı festival süresince çevrimiçi erişime açar. Bu sanal mekân, Park City’deki yeni tasarlanmış ve ücretsiz erişime açık The Craft adlı mekânla da etkileşim noktalarına sahiptir. Festival izleyicileri laptop veya VR başlıklar aracılığıyla burada avatarlar üzerinden bir araya gelir; interaktif galerilere, sinema salonu benzeri odalara, sosyal buluşma alanlarına ve film sonrası sohbet etkinliklerine katılır. The Spaceship aynı zamanda Park City’deki fiziksel The Craft alanı ile dijital topluluğu “Biodigital Bridge”le bağlayarak fiziksel ve sanal dünyaları bir araya getiren bir deneyim oluşturur.

2023 yılında Sundance Film Festivali ilk kez hibrit formatta gerçekleşir. Hem Utah’ta, özellikle Park City’de yapılan fiziksel gösterimler hem de çevrim içi gösterimler aracılığıyla toplamda 423 binden fazla izleyiciye ulaşılır. 2023’te uygulanmaya başlanan ve sonraki yıllarda da devam ettirilen hibrit model Sundance için yeni seyirci kazanımı açısından oldukça faydalı olur. Örneğin 2023’te 423 bin izleyicinin sadece 86 bini festivale fiziksel olarak katılmıştır. Bu, fiziksel olarak Utah’a gelemeyen 300 binden fazla yeni izleyiciye festival deneyimi sunulduğu anlamına gelir. Ayrıca pandemi öncesi festival katılımcıları büyük ölçüde ABD içinden kişilerken, hibrit modelle dünyanın her yerinden sinemasever Sundance filmlerine erişim sağlar. Kısıtlı bir kitleden kapsayıcı bir yapıya geçişe bir diğer örnek 2023’te düzenlenen Sundance Film Festivali: Asya programı olur. Tayvan’ın Taipei kentinde 18 ila 20 Ağustos tarihlerinde düzenlenen programda ocak ayındaki festivalde gösterilen bağımsız filmler Asya’daki izleyiciyle buluşur. Sundance’in dünyanın çeşitli bölgelerinde bağımsız film topluluklarıyla bağlantı kurma ve görünürlüğü artırma stratejisinin bir parçası olarak Sundance Film Festivali: Asya, daha önce de Hong Kong ve Endonezya gibi farklı şehirlerde gerçekleşmiştir.

2024, Sundance Film Festivali’nin 40. yılını kutladığı yıl olup festival, geçmiş yılların önemli yapımlarına ve tarihindeki dönüm noktalarına saygı niteliğinde 40th Edition Celebration adında bir program sunar. Dünyanın dört bir yanından gelen 17.000 film başvurusu Sundance’e gösterilen ilginin kanıtı olur. 2024’te ayrıca Sundance Enstitüsü, Meksika ve Latin Amerika’nın önde gelen sinema zinciri Cinépolis’le işbirliği yaparak Sundance Film Festivali’nin Meksiko City’deki ilk edisyonunu hayata geçirir. Buna ilave olarak enstitü, Müslüman sanatçıların hikâyelerini desteklemek amacıyla The Walt Disney Company ve The Doris Duke Foundation’la işbirliği yaparak Müslüman Sanatçı Bursu’nu (Islamic Scholarship Fund) başlatır. Bu bursun desteğiyle hayata geçen Building Bridges Fellowship ve Completion Fund programları Müslüman deneyimlerini odağına alan hikâye anlatıcılarına destek sağlar. Kırk yılı aşkın süredir Sundance Tatil Köyü’nün Utah’taki yerleşkesinde toplanan Yönetmen Atölyesi (Directors Lab) 2024’te alınan bir kararla Colorado, Estes Park’taki tarihi Stanley Hotel’e taşınacağını duyurur. Bir yıl sonra da Sundance Enstitüsü, festivalin 2027’den itibaren Boulder, Colorado’da düzenleneceğini resmen duyurur.

2025 ve 2026 yıllarında Sundance Film Festivali hibrit formatta gerçekleştirilmeye devam eder. 16 Eylül 2025’te Redford hayatını kaybeder. Bu nedenle 2026 Festivali, Redford’ın mirası ve bağımsız sinemaya katkısı için birçok anma etkinliği düzenler. Festival açılışında ve özel kutlamalarda konuşmalar yapılır; birçok sinemacı ve dostu Redford’ın hayat boyu hiç taviz vermediği vizyonu hakkında konuşur ve özel ödüller takdim edilir. Örneğin “Robert Redford Aydınlatıcı Ödülü”, Sundance Enstitüsü laboratuvarlarına uzun yıllar katkıda bulunmuş Ed Harris ve Gyula Gazdag’a takdim edilir. Ed Harris, 2002 yılından beri Sundance Enstitüsü Yönetmenler ve Senaristler Laboratuvarları'nda yaratıcı danışmanlık yapmaktadır. Senarist, film ve tiyatro yönetmeni, emekli profesör (UCLA) Gyula Gazdag ise 1994’ten beri Sundance Enstitüsü Yönetmenler ve Senaristler Laboratuvarları’nda yaratıcı danışman ve 1997’den beri de Yönetmenler Laboratuvarı’nda sanat yönetmeni olarak görev yapmaktadır. Redford’ın yeni sesleri yükseltme, bağımsız hikâye anlatımını savunma ve bu sanatsal çabayı gelecek yıllar boyunca sürdürme vizyonuna olan bağlılıklarından dolayı başka birçok isim de anma gecesinde sahneye çıkar.

Festival, 2026 yılının ocak ayında Utah’ta (Park City ve Salt Lake City) son kez gerçekleştirilir. Enstitü Mütevelli Heyeti açıklamalarına göre festivalin ölçeği Park City’nin altyapısını zorlamaya başlamış; mekân, konaklama ve ulaşım kapasitesi yetersiz kalmış ve bu nedenle de festivalin büyümesi için daha uygun şehir arayışlarına girilmiştir. Finalist şehirler olan Boulder-Colorado, Cincinnati, Ohio arasından Mütevelli Heyeti, Boulder’ı tercih eder ve böylece 2027’den itibaren festivalin yeni merkezi Boulder, Colorado olur. Enstitü üyeleri ve Boulder ev sahibi komitesi Festivalin kalbinin Boulder şehir merkezinde, çok çeşitli tiyatro ve mekânlar kullanılarak ve sadece yayalara açık bir cadde olan Pearl Street Mall çevresindeki alanlar da dahil edilerek yer almasını öngörüyor. Şehir merkezine yakın alanlardan Colorado Üniversitesi (CU) Boulder kampüsünün de festival için özel mekânlar sunması planlar arasında. Tüm bu süreç hakkında Enstitü Vekil CEO’su Amanda Kelso’nun şu sözleri “Sundance geleneği” için umut verici: “Robert Redford kâr amacı gütmeyen enstitüyü, hikâye anlatıcılarının benzersiz eserlerinin yaratılmasını destekleme taahhüdüyle kurdu; festival ise sanatçıların hikâyelerini dünyayla paylaşmaları ve izleyicilerin onları keşfetmeleri için sürekli olarak bir alan sunuyor. Bu evrim, katılımcıların ve küresel bağımsız film topluluğunun tanıdığı ve değer verdiği deneyimi koruyacak.” 2027’nin ocak ayını merakla beklerken ve bu yazı dizisini sonlandırırken son cümlelerin Sundance’i borçlu olduğumuz Redford’a ait olması belki en anlamlı kapanış olacak:

“Ben kendimce daha yüce bir amaç için mücadele ediyorum: Dünyayı sanatsal çeşitlilik için güvenli bir yer hâline getirmek. Gerçek ve kalıcı bir değişim yaratmak istiyorsanız yalnızca kendi çıkarınızı gözetmediğinizin farkında olmanız gerekir. Sahip olduğunuz gücü, sadece kendinize değil, sizin gibi başkalarının da çalışabileceği bir alan yaratarak başkalarına da hizmet etmek için kullanmış olursunuz.”

* Yönetmen Chung da Koreli göçmen bir ailenin oğlu olarak Arkansas kırsalındaki küçük bir çiftlikte büyür ve ardından Yale Üniversitesi’nde Ekoloji Bölümü’nde eğitim görür. Son sınıfta ise tıp fakültesine gitme planlarından vazgeçerek film yapımcılığına yönelir ve Utah Üniversitesi’nde sinema eğitimi alır.

Amerikan sineması, bağımsız film, Boulder, film, film festivali, Robert Redford, sinema, Sundance Film Festivali, Süheyla Tolunay İşlek, Utah