Kademeli Yaya Geçişi
Uygulama Örneği –
3731 numaralı
Kartal Sahil Yaya Kavşağı,
kaynak:
İBB Ulaşım Yönetim Merkezi
X-X Soru Cevap
“Kentlerin direncini artıracak stratejilerin ne kadar önemli olduğu anlaşıldı”

Verilerin gösterdiği kadarıyla İstanbul’da günlük yolculukların yarısı yaya olarak yapılıyor. Bu en temel ulaşım biçiminin artık İBB’de bir şefliği de var. Ocak ayında yeni kurulan Yaya Şefliği’ni İBB’nin çiçeği burnunda yeni Yaya Erişimi Şefi Hale Erez Külekçi’ye sorduk.

Nedir bu Yaya Şefliği?

Yaya Erişimi Şefliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama Müdürlüğü’ne bağlı olarak 2020’nin Ocak ayında kuruldu. Biliyorsunuz, artık araç odaklı ulaşım planlamasından insan odaklı ulaşım planlamasına bir evrilme döneminin içindeyiz ve ülkemizde de insan odaklı planlama konusunda farkındalık oluşmaya başladı. Müdürlüğümüzde de bu doğrultuda Yaya Erişimi ve Bisiklet Şeflikleri kuruldu. Yaya denince özelikle kurumsal bir yapı söz konusu ise hep yayalaştırılacak alan, meydan düzenlemesi, kaldırımların ıslahı, alt-üst geçitler gibi altyapı ve mühendislik çalışmaları akla geliyor. Şimdiye kadar farklı müdürlükler de görev alanları dâhilinde hep bu ölçekte çalışmalar gerçekleştirdi. Yaya Erişim Şefliği’nin görevleri arasında elbette bunlar da var ama biz öncelikle stratejik plandan başlayarak standart tasarım rehberine uzanan geniş bir ölçekte yaya ulaşımı ana planı çalışmasına başladık. Yaya ulaşımı ana planı kapsamında öncelikle İstanbul’un yaya altyapısına ilişkin bütün paydaşların yaptığı çalışmaları toplayıp bir veri tabanı oluşturuyoruz. Plan süreci de zaten masa başında değil katılımcı bir yaklaşımla, arazide tespit ve paydaşlarla görüşmelerle devam edecek. Bu plan kapsamında oluşturacağımız yürünebilirlik modeliyle hem İstanbul’un yürünebilirlik indeksini oluşturmayı hem de istasyon ve durak yer seçimlerinde bu modelden yararlanmayı planlıyoruz.

Sizi de biraz tanıyabilir miyiz?

Ben 1998 yılında İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden mezun olduktan sonra yüksek lisans tezimi hazırladığım dönemde 2001 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde meslek hayatıma başladım. Halen göreve başladığım Ulaşım Planlama Müdürlüğü’nde çalışıyorum. 2003 yılında yüksek lisans eğitimimin ardından doktora eğitimime başlayıp maalesef yarım bırakmıştım. 2013 yılında tekrar döndüm ve şu anda “Yürünebilirlik” konulu doktora tezimi yazıyorum. Aslında bu dönemde yıllardır çalıştığım müdürlükte doktora tezimle bire bir ilgili bir konuda birim oluşturulması çok güzel bir tesadüf oldu. Keyifle ve heyecanla çalışmaya başladık.

COVID-19 sebebiyle kamusal alan kullanım davranışlarımız epey değişmeye başladı; Yaya Şefliği’nin bu anlamda nasıl bir rolü olabilir?

İçinde bulunduğumuz pandemi süreci hem kent planlamasında hem de kent yaşamında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Bu dönemde, kentlerin direncini artıracak stratejilerin ne kadar önemli olduğu anlaşıldı. Öte yandan toplu taşıma veya otomobil, taksi gibi motorlu araçları kullanmadan günlük ihtiyaçlarımızı giderme tecrübesini de deneyimlemek durumunda kaldık ve aslında yapılabileceğini de gördük. Belki bu dönem tam da bu yüzden krizden doğan bir fırsat olarak görülebilir ki biz aslında evde kal uygulamasında temel ihtiyaçlarımızı karşılamak için kısa mesafelerde yürüme ve bisikletli ulaşımı da deneyimledik. Bu süreçte İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde ise yayalara yönelik olarak Trafik Müdürlüğü’nce temassız sinyalizasyon, Bisiklet Şefliği’nce geçici bisiklet yolu uygulaması gerçekleştirildi. Biz de Yaya Erişim Şefliği olarak yaya ulaşımı ana planında sosyal mesafeyi ve halk sağlığı uzmanlarını çalışmamıza entegre etme noktasındayız. Yeni normları hep beraber oluşturmamız gereken günlerdeyiz. Bu yeni durum sadece İstanbul için değil bütün dünya için geçerli ve her şey, herkes için yeni. Dolayısıyla planlama sürecinde dünya kentlerinde uygulanmış başarılı örnekleri dikkate alırken pandemi sürecindeki uygulamaları da eşzamanlı takip edip planlama çalışmalarımıza entegre etmeye çalışıyoruz.

İstanbul’da yaya geçitlerinde
fotosel özelliği: “Butona Dokunma,
Karşıya Sağlıkla Geç”,
kaynak: İBB Basın

İstanbul Yaya Stratejisi çalışmalarının halen sürdüğünü biliyoruz; yine benzer bir oluşum olan Bisiklet Şefliği ile ne oranda ortak çalışıyorsunuz?

Bisiklet Şefliği ile birçok konuda ortak çalışmalarımız yürüyor. Özellikle Adalar’la ilgili kısa dönem için yapılan proje uygulamalarında beraber hareket ettik. Ayrıca yurtdışı destekli proje başvurularında sürdürülebilir ulaşım temalı uluslararası projelerde de beraber çalışıyoruz.

Tüm bu yeni şeflikler İBB’de yaklaşım açısından bir dönüşümü mü ifade ediyor?

Kesinlikle evet. Daha önce de belirttiğim gibi, araç öncelikli ulaşım anlayışından yaya öncelikli ulaşım anlayışına yönelmek bizim çalışmalarımızın da yol haritasını oluşturdu. 2019 yılının son aylarında Ulaşım Planlama Müdürlüğü koordinatörlüğünde Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planı (SUMP) çalışması başlatıldı. Sürdürülebilir planlama ilkeleri doğrultusunda ve kamu kurumları, meslek odaları, üniversiteler, STK’lar ve sektör temsilcilerinden oluşan tüm paydaşların katılımıyla İstanbul için insan odaklı bir plan üzerinde çalışılıyor. Bu planda katılımcılık çok önemli; düzenli aralıklarla belediyelerin ilgili birimlerinden katılımcılar ve üniversiteden uzmanlarla toplantılar, atölyeler gerçekleştiriliyor. Biz de Bisiklet ve Yaya Şeflikleri olarak bu çalışmanın proje ekibindeyiz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım planlamaya bakış açısı, ulaşımı planlamanın yanı sıra ulaşımı organize ve entegre olacak şekilde yönetmek. Toplu taşıma hatlarını, bisiklet güzergâhlarını sadece belirlemekten öte, yaya ve bisikletli ulaşımı da toplu taşımayla entegre ederek bütüncül bir ulaşım planlaması için çalışıyoruz. Bu bağlamda, bisikletli ve yaya ulaşımının özellikle kısa mesafe yolculuklarda tercih edilen modlara dönüştürülmesi ve toplu taşımayla entegre edilmesi yönünde çalışmalar yapıyoruz. Tabii bu çalışmaları farkındalık projeleri ve yerinde uygulamalarla pekiştirmeyi ve bu yönde toplumsal yolculuk alışkanlıkları kazandırmayı hedefliyoruz. Yaya ulaşımı ana planında ortaya çıkacak stratejiler doğrultusunda yerel ölçekte katılımcı ve kapsayıcı bir anlayışla çeşitli yaya gruplarına yönelik birçok pilot uygulamayı hayata geçirmeyi planlıyoruz. Dolayısıyla bu sürecin sürdürülebilir ulaşım türleri konusunda yeni başlangıç olduğunu söyleyebiliriz.

bisiklet, İstanbul, pandemi, Studio-X Istanbul, Studio-X Soru Cevap, X-X Institute, X-X Soru Cevap, yaya ulaşımı, yürümek