bir duygu”
bize sağlamadığı
bir veri özgürlüğü”
“Herkes İçin Haritacılık” diye yola çıkan bir grup haritacı, bugün her türlü disiplinden gelen üye ve gönüllülerle herkesin kullanımına açık coğrafi veri üretiyor. OpenStreetMap gibi açık kaynaklı harita portallarına nitelikli veri sağlayan ve bunun kolay eğitimlerini de veren ekip, insani yardım amaçlı süreçler için hayati kıymetteki aktüel bilgiyi güncel tutmak üzere çalışıyor. Bu işin ne olup ne olmadığını ve isteyenlerin nasıl katkı sunabileceğini Yer Çizenler topluluğu yönetim kurulu başkanı Can Ünen’e sorduk.1
Biraz bilmeyenler için soralım, Google Maps gibi mobil aplikasyonlardan siz neyi farklı yapıyorsunuz?
OpenStreetMap, mobil cihazlarda kullandığımız Google Maps gibi harita ve yön bulma uygulamalarına alternatif bir diğer uygulama gibi düşünülüyor ve bu da yanlış karşılaştırma ve yargılara neden olabiliyor. OpenStreetMap bir harita servisi değil, harita servisleri ve veya konum bazlı uygulamaların veri kaynağı olarak kullanabileceği bir coğrafi veri tabanı. OpenStreetMap verisini kullanan iOS ve Android uygulamaların listesine bakarsanız aşina olduğunuz bazı uygulamalara da rastlayacaksınız.
Ansiklopedik bilgi için Vikipedi ne ise coğrafi veri için de OpenStreetMap’in aynı şey olduğunu söylemek mümkündür. 2004’ten bu yana dünya çapında 7 milyon üzerinde kişinin katkısıyla oluşan ve günde ortalama 8 bin kişinin katkı vererek güncel tutmaya çalıştığı açık ve özgür bir harita OpenStreetMap. Bu devasa haritanın bir sahibi yok; üretilen tüm veri hem bireysel hem de ticari kullanım için herkesin erişimine açık. Dolayısıyla OpenStreetMap diğer harita uygulamalarının bize sağlamadığı bir veri özgürlüğü sağlıyor. Yaşadığımız bölgedeki değişikliklerin haritada görünür olması ve güncellenmesi için uygulama sahiplerinin veri güncelleme çalışmalarını beklemek zorunda değiliz, bunu kendimiz de yapabiliriz.
Türkiye’de özgür ve açık veri kültürü geliştikçe ve katkı veren topluluk da kalabalıklaştıkça, herkesin kaliteli ve güncel harita verisine tam anlamıyla ulaşması da mümkün olacak.
Genel çalışmaların yanı sıra veri odaklı tematik haritalama çalışmalarında da bulundunuz. Bu yapıda başka ne tip çalışmalarınız oldu?
Bilgiye erişim hemen her zaman için kritik öneme sahiptir. Acil durumlarda da hızlı karar verebilmek ve harekete geçebilmek adına güncel, doğru ve yeterli veriye erişim şarttır. Kurumlar arasında veri paylaşımının ve şeffaflığın günlük pratiklerimiz içerisinde olmadığını, öyle olduğu zamanlarda da çoğunlukla yetersiz kaldığını görüyoruz. Veriyi kısıtlayarak kontrol altında tutmanın ve kimlerle paylaşıp paylaşılmayacağına karar vermenin stratejik bir güç olduğunu düşünen bir yapıdayız maalesef. Açık veri kültüründe güç kaynağı veri değil, veriyi kullanarak ortaya koyulan ürün veya sonuçtur. Dolayısıyla ihtiyaç duyan kişi ve organizasyonların veriye erişimi ve böylece gerçekleşen çalışmalar, uzun vadede kapasitelerin kolektif olarak yükselmesini ve toplum olarak faydalı pratiklerin ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
COVID sürecinden de bildiğimiz üzere bilgi paylaşımı son derece kısıtlı kaldı. Paylaşılan sınırlı bilgi de bilim insanları veya araştırmacıların analizlerinde kullanabileceği veri setleri olarak değil, haber metinleri veya sunu dosyaları olmakla sınırlı kaldı.
Benzer biçimde 30 Ekim 2020’deki Ege Denizi depremi sonrası da TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) üyesi meslek odaları da yardım ve iyileştirme çalışmalarında, teknik raporlarında kullanmak üzere hasarlı bina verilerine ihtiyaç duymaktaydı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bir hasar tespit çalışmasına karşın, çalışma sonucunda ürettiği bina hasar bilgisini kamuoyuyla paylaşmadı. Ek olarak yurttaşların bulunduğu bölgelerdeki acil toplanma alanlarını görüntüleyebilecekleri bir harita da bulunmamaktaydı.
Yer Çizenler olarak depremi takip eden saatler içerisinde AFAD İzmir tarafından Excel tabloları şeklinde paylaşılan afet ve acil durum toplanma alanlarını çevrimiçi bir harita olarak paylaştık, takip eden günlerde de TMMOB İKK ile sahada yıkılan binaların haritalanması gibi çalışmalara destek olduk. Yurttaşların hasarlı binalarını haritada işaretleyerek bildirimde bulunabileceği bir web formu tasarlandı ve İMO gönüllüleri bu binaları sahada ziyaret ederek hasar tespitinde bulundu. TMMOB için kritik öneme sahip olan bu verilerin üretim aşamaları, ulusal ve uluslararası özgür veri topluluklarının desteğiyle, tamamen özgür ve açık kaynaklı uygulamalar kullanılarak gerçekleşti; üretilen tüm veri setleri de açık veri lisansları altında topluluğun erişimine açıldı. Üretilen veri kümelerine erişmek ve saha raporunun tam metnine erişmek için Github’daki “30 Ekim 2020 Ege Depremi” sayfasına gidebilirsiniz.
TMMOB İzmir İKK ile gerçekleştirilen hasarlı bina haritalama ve bina envanteri güncelleme mapathon’ları
Verinin toplanması için kolay arayüzler, mapathon’lar gibi imkân ve oluşumlar artarken, bu haritalara bireysel ulaşım konusunda pek çok kişi bilgisiz. Kimin, neye, nasıl ulaşabileceğinden biraz bahseder misiniz?
Toplum olarak kronik tüketiciler haline geldik. Emek ve çaba sarf etmeden, araştırma ve öğrenim süreçlerine girmeden hazır kazanımlar bekliyoruz. Belki de çeviri azizliği nedeniyle free kelimesini “özgür” değil, çoğu zaman “bedava” olarak algılamamızın da bunda etkisi vardır. Free software kavramı fiyat değil, bir özgürlük göstergesi. Özgür veri ve yazılımları kullanmakta, paylaşmakta, değişiklik yapmakta, iyileştirmekte özgürüz. Çoğu zaman da bu veri ve yazılımları bizimle paylaşan insanlar bunları ticari bir kaygıyla değil, paylaşım kültürünün bir parçası olarak yapmakta.
Bu bilgiye ve kaynaklara ulaşmanın en doğru ve doğal yolu da bu topluluğun bir parçası olmak, topluluğu oluşturan bireylerle iletişim kurmaktır. Paylaşım ve yardımlaşma kültürü içinde hareket eden topluluk sizi doğru yere yönlendirecektir. Bu çoğunlukla Wiki, forum veya benzeri dokümantasyon olarak karşınıza çıkacaktır.
OpenStreetMap özelinde bilgiye erişim wiki.openstreetmap.org adresinden erişilebilecek OSM Wiki üzerinden gerçekleşebilir. Veri yapısı, araçlar ve topluluklarla ilgili tüm bilgiye aşağıda paylaştığım adreslerden erişmek mümkün olacaktır:
• Toplulukla iletişime geçebileceğiniz e-posta listeleri
• Topluluk iletişim kanalları linkleri
• Toplulukla iletişime geçebileceğiniz Telegram grupları
• OpenStreetMap Başlangıç Rehberi
Yer Çizenler olarak kapalı değil herkese açık bir oluşumsunuz; size katılmak isteyenlerin sahip olması gereken belli kriterler var mı?
Haritacılık, özgür yazılım ve özgür veri kültürlerine ilgi duyan herkes bizimle iletişime geçebilir, çalışmalarımıza katılabilir. Etkinliklerimizden haberdar olmak için Yer Çizenler’i Twitter, LinkedIn ve Instagram’da takip edebilir, bizimle e-posta üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Çeşitli eğitimler de veriyorsunuz. Bir örnek verebilir misiniz?
Her ayın üçüncü çarşamba akşamı çevrimiçi olarak gerçekleştirdiğimiz mapathon’larda OpenStreetMap’le ilk kez tanışacak kişilere başlangıç eğitimleri veriyor, haritaya nasıl katkı verilebileceğini anlatıyoruz. Bunun dışında başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar değişen pek çok konuda eğitim ve atölyeler düzenleyebiliyoruz.
2020’de HKMO2 İstanbul Şubesi’nin de desteğiyle şube üyelerine başlangıç ve ileri seviyelerde OpenStreetMap veri atölyeleri, özgür haritacılık için GNU/Linux atölyesi ve QGIS atölyeleri düzenledik.
Yine 2020 başında, evlere kapanmadan önce Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde Linux Kullanıcıları Derneği tarafından düzenlenen Mustafa Akgül Özgür Yazılım Kış Kampı’nda, özgür coğrafi yazılım araçlarını tanıttığımız beş günlük bir özgür coğrafi veri atölyesi gerçekleştirdik.
Yer Çizenler genel merkezinde gerçekleştirilen
coğrafi bilgi sistemleri atölyesi
Bahsettiğiniz özgür coğrafi veri, daha emekleme aşamasındaki pek çok oluşuma kaynak yaratabilir. Son olarak bununla ilgili çarpıcı bir olasılık örneğinin ne olabileceğini sizden dinleyelim.
Özgür veri ve özgür yazılım, özellikle maddi kaynaklardaki kısıtlılık durumlarında büyük fayda sağlayabiliyor. Coğrafi analiz ve modelleme yazılımları için gerekli lisans ücretleri, veri tabanı yönetim ve sunucu masrafları, sıfırdan gerçekleştirilecek veri üretim süreçleri gibi etkenleri bir araya getirdiğinizde OpenStreetMap ve diğer özgür coğrafi veri araçları, emekleme aşamasındaki oluşumları bütçe yönetimi konusunda büyük oranda rahatlatabiliyor. Bu durum geliştirme maliyetlerini düşürmek ya da kısıtlı kaynakları başka şekilde değerlendirmek konusunda hareket alanı sağlayabilmekte.
Bunun için verebileceğimiz en çarpıcı örnek, 2010’ların başlarında Gaziantep’te Mezarlıklar Müdürlüğü’nden bir çalışanın, mezarlığın girişine bir bilgi ve sorgu ekranı koymak üzere araştırma yapması, araştırma sonucunda da böyle bir sistemi kurmak için gerekli yazılım lisansları ve sunucu maliyetlerinin 100 bin lira üzerinde bir fatura çıkarması. Müdürlük çalışanı bunun üzerine sistemi daha ucuza nasıl kurabileceğini araştırmaya başlayıp OpenStreetMap’i keşfediyor ve OSM Türkiye e-posta grubuna dahil oluyor. Sonuçta aynı sistemi sadece bilgisayar ve donanım maliyetleriyle özgür coğrafi veri araçları yardımıyla kurmayı başarıyor.
1. Cevaplarda Can Ünen’e katkı veren diğer Yer Çizenler: Tuğçe Yıldız (üye), Eren Özdemir (üye), Beyza Emin (gönüllü).
2. HKMO: Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
Can Ünen, harita, kent, özgür veri, özgür yazılım, Studio-X Istanbul, Studio-X Soru Cevap, şehir, veri, veri tabanı, X-X Institute, X-X Soru Cevap, Yer Çizenler