“Orijinal”, “ince” ve “geniş” Ken’ler,
Mattel, kaynak: gq.com
Ken’in Vücut Tipleri
Oyuncak Bebeklerde
Erkeklik Temsili

İnternette klavye şövalyeliğinden asla geri durmayan feminizmin azılı düşmanları, feministler ne zaman kadınların başına gelen bir haksızlığa, şiddete karşı seslerini yükseltecek olsalar, “Bu bir erkeğin başına gelse onu da savunacak mısınız?”, diye sorarlar. Bu sorunun benim için cevabı açık ve net: Evet. Feminizm sözcüğünün kökünde kadını temsil eden “fem” yer alır, çünkü bu cinsiyetler eşitliğini savunan uzun bir mücadelenin ismidir ve bu mücadele, “hegemonik erkeklik” dediğimiz erk yapısı karşısında çoğunlukla kadının haklarını savunmak durumunda kalmıştır. Ancak aslında cinsiyet rolleri konusundaki bu kalıplar ve toplumsal yaptırımlar, bütün cinsiyetleri etkileyebilir ve feminizm, en azından benim feminizmim, bütün bunların karşısında durur. Bu duruşum da, Mattel’in Barbie bebeklere oyuncak tarihinde büyük bir değişikliğe giderek sunduğu beden çeşitliliğinden bir sene sonra, Barbie’nin erkek arkadaşı Ken için benzer bir değişikliğe gittiğini ve seçtiği yönü gördüğümde kaşımın eleştirel biçimde alnımın ortasına doğru yükselişini engelleyemememin sebebidir.

Ocak 2016’da Mattel’in piyasaya sürdüğü “Fashionistas” serisinde, Barbie için birçok farklı ten, saç ve göz renginin yanı sıra, orijinal vücut tipine ek olarak üç farklı vücut tipi vardı: “kıvrımlı” [curvy], “uzun” [tall] ve “minyon” [petite] bebekler. Bu vücut tipleri, elbette temsiliyet konusunda dünyada var olan vücut tiplerinin tamamını kapsamasa da, yükselen body positivity akımı için önemli bir sembolik değer taşıyordu. Her daim sahip olduğumuz bedeni değiştirmemizi öğütleyen ana akım söyleme karşı bedenlerimizi olduğu gibi kabullenmeyi ve sevmeyi savunan body positivity akımı, Manifold için yazdığım ilk yazım olan Barbie yazısından beri Türkiye’de de yaygınlaştı ve dilimize bir hayli oturan Türkçe bir ismi bile var: beden olumlama. Bu akıma sıklıkla gelen eleştirilerden biri ise; sadece kadınlar için geçerli bir akım gibi algılanması, bu sebepten ötürü Mattel’in bu konudaki adımını duyduğumda hayli heyecanlandım, ancak ilk bakışım beni hüsran içerisinde bıraktı: Ken için orijinal vücut tipinin yanı sıra çıkartılan vücut tipleri, “ince” [slim] ve “geniş” [broad] vücut tipleri olmuş. Bunun beni rahatsız etmesindeki esas sebep ise; bu vücut tiplerinin erkekler üzerindeki beden ideallerine bir alternatif sunmak yerine, bu idealleri daha da destekleyen bir yapıda olmalarıydı. Zira erkekler için beden idealleri genellikle fit olmak üzerine kuruluyken, ilk bakışta “geniş” Ken’in “orijinal” Ken’den farkı, spor salonunda ağırlıklarla daha fazla zaman geçiriyormuş gibi görünmesi. Barbie’yle kıyaslandığında bu farklılık hayal kırıklığına uğratıyor; zira “kıvrımlı” vücut tipi, aslında hâlâ idealize edilen beden standartlarından pek uzaklaşmasa da, belirgin bir şekilde farklı bir bedeni temsil ediyor. Diğer bir deyişle aslında bu bebek de gayet göbeksiz, fetişize edilen bir “kıvrımlı” beden olsa da, ipince olandan farklı, “kilolu” bir kadını temsil ediyor; “geniş” Ken ise, bunun eşdeğeri bir hissiyat uyandırmıyor. Bu, kadın ve erkek bedenlerine bakışımızdaki algı farkından kaynaklanıyor olabilir. Hatta bunun kendi algımdan kaynaklanıyor olup olmadığını sorgulasam da, vücut tipleri için seçilen sözcükler de bunu destekler nitelikte; “kıvrımlı”, “büyük beden” veya “şişman” için kullanılan ‘kibar’ bir alternatifken (ki bu dili desteklemiyorum, bu “kadın” yerine “bayan” demek gibi bir şey), İngilizcede “geniş” [broad], kaslı erkek vücudunu tanımlamak için kullanılan bir sözcük. 

Kullanılan ifadelerin ve kıyafet katmanının ötesine geçildiğinde karşıya çıkan manzara ise eleştirel bakışımı bir nebze yumuşatıyor; halen herhangi bir şekilde kilolu olarak algılanabilecek bir yağ oranı görünmese de “geniş” Ken’in kıyafetlerinin altında yuvarlak omuzlar ortaya çıkıyor. Gördüğüm şeye “göbek” demeye bin şahit ister, ancak en azından orijinal vücut tipine kıyasla daha az belirgin kasları var.

Vücut tiplerini bir kenara bırakırsak, yeni Ken serisi, birçok farklı etnik özellikler ve tarzlar da içeriyor. Konu hakkında okuduğum bir GQ makalesi (hedef kitlesi erkekler olan bir yayın olması açısından bu makalenin nerede yayınlandığı bir önem taşıyor), benim dikkatimi doğrudan aklıma gelmeyen bir noktaya çekiyor: Ken, bir erkek temsili olarak halen çoğunlukla kız çocuklarına yönelik olarak tasarlanan ve pazarlanan bir oyuncak. Bu açıdan, Barbie Fashionistas serisine bakış açısıyla Ken Fashionistas serisine bakış açısı bir değişiklik gösteriyor; Barbie, kız çocukları için kendilerine yönelik toplumsal idealleri temsil eden bir oyuncak, Ken ise kız çocukları için erkeklere dair idealleri temsil ediyor. Diğer bir deyişle, Barbie’nin heteronormatif pembe dünyası içerisinde Ken, ideal partneri temsil ediyor. Elbette bu açıdan bakıldığında Ken’in sadece beyaz ve fit bir bedende bulunuyor olmasına alternatif üretmekte hayli geç kalınmış denebilir.

Barbie, bebek, beden, beden olumlama, body positivity, Eda Çakmak, Mattel, moda, oyuncak, ürün tasarımı, vücut ölçüsü