Elin Araçları, Soyu Tükenen
Çizim Enstrümanları
Harf Şablonu

Mimarın Alet Çantası

Jacques Le Goff, Ortaçağda Entelektüeller kitabında 13. yüzyılda bir üniversite loncası üyesinin eksiksiz takım çantasından1 bahsederken aklıma birinci sınıf stüdyo derslerinde birkaç hafta geçtikten sonra yanımda taşımaya başladığım ve haftalar geçtikçe de giderek dolan ‘alet çantam’ geldi. Bu çanta şimdi evin bodrumunda bir yerdedir herhalde. İçinde maket bıçağı, kıl testere, su zımparası, çelik cetvel, pergel, küçük 45’lik, 30’luk ve 60’lık gönyeler, vida, vida çevirici, türlü yapışkan, makas, tel, bir marangoz kalemi, kurşunkalem seti, kalemtıraş, tebeşir, silgi, oyun hamuru, yan keski, kargaburnu, iğne iplik, silikon tabancası, şerit metre, küçük bir not defteri, misina vardı.2 Muhtemelen benim dönemimde (2004–2008) ve öncesinde birçok mimarlık öğrencisinin böyle bir araç gereç çantası olurdu. Ancak, bugün eğitimin bir parçası olarak yapmanın teknolojiyle birlikte başka bir mecraya evrildiğini düşündüğüm için benden sonrası hakkında bu kadar kesin bir şey söyleyemiyorum. Bir maketi inşa etmenin3 türlü yolu olmakla birlikte, benim birinci sınıfta yaptığım gibi el ile yapmaya karar verilirse gerekli aletler kabaca dört grupta toplanabilirdi: Ölçme, kesme ve biçim verme, delme ve çakma/yapıştırma/dikiş ile bir araya getirme. İleri teknoloji kullanarak4 sonuca daha çabuk ulaşılsa bile son kertede final ürün, elle ulaştığım sonuçtan çok da farklı değildi. Üstelik tüm tasarım süreci boyunca elimi kullanarak bir şeyler yapmayı seviyordum. El ile yapmanın mükâfatlarından biri de alet kullanmanın zevkiydi galiba. Çünkü el aletleri, yüzyıllar süren bir deneme yanılma süreci sonunda evrimleşmiş, insan vücudu uzantılarıydı.5 El ile yaparken masayla da başka türlü bir ilişkim oluyordu.

Mimarlar nasıl teknik yazar?

Çizimleyse başlangıçta benzer bir ilişkim olamadı. Çünkü ‘maketle düşünen ve tasarlayan bir öğrenciydim.’ Çizim inşaya referans sunan görsel bir doğru anlama biçimi olarak değil, düşünme ve derdini anlatma yöntemlerinden sadece biri olarak sunulmuştu bize. Tıpkı maket yapmak, kolaj yapmak, film çekmek gibi… Çizim de bir inşaydı. Aldığımız ilk eğitim bize bu esnekliği sağlıyordu. (Bazen iyi ki de öyle olmuş diyorum.) Rönesans’tan gelen bir tanım olarak mimar demek çizim yapmak demek6 olsa da, haftalık programa sahip bir “mimari çizim” dersi de almadım hiç. Bu nedenle, ‘mimarca’ çizim yapmayı nasıl öğrendiğim, çizim dersi vermeye başladığımda sorguladığım bir olay oldu benim için. Bugün bakınca, altında —başka bir yazıda değindiğim— kalemlerle erken ilişkimi ve çizgiye olan merakımı görüyorum hep; bir de Taşkışla’da süreli yayınlarda saatlerce oturup dergileri karıştırırken sadece görsellerden proje okuyuşumu.

Yukarıda bahsettiğim gitgide şişen ve bir süre sonra çizim araç gereçlerinin bir kısmını da içine dahil ettiğim alet çantam dışında, mimarlık ve sanat eğitimi alanların parmakla gösterilmesine yarayan siyah bir proje çantam da olmadı hiç. Çizim egzersizlerini taşımak için bir proje tüpüm vardı sadece. Elbette Canson kâğıtlar, kurşunkalemler, T cetveli, gönyelerle ilk yıl tanışmıştım. Fakat şunu hatırlıyorum. Beşiktaş’ta mimari maket ve çizim malzemeleri satan bir dükkâna gitmiştim ve orada üstleri epey tozlanmış şablonları görmüştüm. Sadece yazı değil, türlü ıslak hacim, mobilya, ağaç, insan, hayvan ve geometri figürlerine ait ölçekli cetvellerdi bunlar. Mimarca çizim işaretlere, sıkı ve evrensel anlatım protokollerine dayandığı için çizerken —diğerleri için erken olduğunu fakat niyeyse teknik olarak— harf şablonu kullanacağımızı düşünüp bir tane almıştım. Çünkü sadece çizmeyecek, aynı zamanda da ‘mimarca’ yazacaktım. Satın aldığım harf şablonu, turuncu renkte, plastik ve Rotring marka üç farklı ölçekte bir setti. 3,5 mm, 5 mm ve 7 mm… Üzerinde ISO 3098 yazıyordu. Muhtemelen bu, Taşkışla koridorlarındaki sergilerde rastladığım kimi işlerin paftalarında tek elden çıkmış imajı veren kusursuz yazıların nasıl yapılabildiğini anlamaya çalışıp etkilenmem nedeniyleydi. Bir de dergilerde denk geldiğim bazı mimarların proje çizimlerinde vardı bu şablon yazılar. Anımsıyorum. Satın aldığım harf şablonunu eğitimimim boyunca hiç kullanmadım. Hatta, birinci sınıfta çizerken el yazımızı sadece bir düzene sokmamız ve kendi yazı karakterimizin oluşması beklendiği için kullanmak yasaktı bile.7 Geçmişte hız ve ekonomi sağlayan bu kılavuzlar, bugün kişisel bir pozisyon inşa etmeye engeldi. Standart, soyut, homojen ve tekdüzelerdi. Harf şablonum uzun süre alet çantamda benimle fakülteye gitti geldi. Sonra, kitaplarıma ex libris yapmak için kullanmaya başladım. Satın aldığım Beşiktaş’taki dükkânsa bugün artık yok, geçtiğimiz yıl maket ve çizim malzemelerine olan talebin azalmasıyla kapandı gitti.

Rotring yazı şablonu, ISO 3098, DIN 6776, kaynak: Typotheque

Bugün anlıyorum ki bilgisayar ve lazer yazıcıların çağında, bir çokluk, çoğulluk ortamında harf şablonu, aslında o gün çoktan soyu tükenen8 çizim enstrümanlarından biri hâline gelmişti bile. Mirasları, yeni dijital yazı karakteri tasarımları için ilham vermeye devam ediyor.9

David Lance Goines, 1982, “The Letter Q”, kaynak: A Constructed Roman Alphabet, Codex 99 aracılığıyla
Albert Dürer, “The Letter M”, kaynak: Of The Just Shaping Of Letters

Harf Şablonları ya da İnşaları

Yazı şablonu, temel olarak kâğıt, plastik, metal, karton ya da ahşap bir tabakada harf, rakam ve işaretlere ait istenilen biçimleri elde etmek için çevre çizgileri kesilerek ya da oyularak üretilen bir tür cetveldir. Kelime oluşturmak için bu cetvel bir yüzey üzerine yerleştirilir. Türlü uçlara sahip kalemler ve(ya) fırçayla tabakaya oyulmuş, kesilmiş çizgilerin izi takip edilir. İstisnaları olmakla birlikte bu yazı kılavuzu T cetveli gibi başka bir cetvel üzerine yerleştirilerek paralel hatta hareket ettirilir. Harf şablonu kendi içinde homojen karakterle düzgün ve okunaklı metin elde etmeye yarar. Tekrar tekrar kullanılabilir bir kılavuz araçtır.

17. yüzyılda dinsel kitaplardaki
şablon harfler; harf kopmaları ve kopmaların kalem ve mürekkeple tamamlanmış hâlleri,
kaynak:
Eye Magazine

Yazı şablonlarının ilk sistematik kullanımı 17. yüzyıla geri gider. O dönemde dinsel kitaplardaki metinleri geleneksel harflerle taklit etmeye yararlar. Doğru taklit için şablon tabakasının neden olduğu harf kopmaları, kalem ve mürekkeple serbest el çizerek doldurulur.10 Bu tamamlama iyi bir işçilik ister. O dönemde şablonlar, malzeme ekonomisi ile doğrudan ilişkilidir. Selüloz pahalı, işçilik ucuz olduğu için zamandan bir verim kazanma beklentisi yoktur. Yanı sıra, şablon kullanımıyla kitap boyutları da değişir, ebat olarak büyürler. Sonrasında estetik bir yorum olarak kopmalar doldurulmadan bırakılmaya başlanır ya da yaprak, çiçek, filiz ve benzeri botanik motiflerle iç içe geçirilirler. 19. yüzyılda sayılı yazı tipi geliştirilir (Stencil-Gothic, 1885; Cleft-Gothic, 1880; Hades, 1889; Century, 1894 vd.). 20. yüzyılla yazı tipleri daha da çeşitlenir. Bir kısmı tasarımcıları (Auriol, George Auriol) ile anılırlar. Bir kısmı nakliyeye referans veren Boxcar, Cargo, Crate, Depot, In Shipment, Karton, Logistica gibi şirket isimlerine sahiptir. Bir kısmı da daha çok askeri alanda kullanıldıklarından Combat Tested, Corporal, Flak, Flightcase, Major Snafu, Militia Sans ve Shell Shock gibi isimler alırlar. İkinci sanayi devrimi sonrası sadece üretimin değil, teknik çizim ve yazının da hızlandırılması gerekliliği doğar. Çünkü yazı, öncesinde süslü ve okunabilirlik açısından optimize edilmemiş çeşitli stillerdedir. Daha kesin ve tekdüze, standart bir yazıya ihtiyaç vardır. Bu bağlamda basitlik, sadelik ve netliğiyle 1919’da DIN 6, 1920’de DIN 7 teknik yazılar için genel endüstri standardı hâline gelir. 1976’da DIN 6 ve DIN 7 yerini bugünün yazı standardı olan DIN 6776, ISO 3098’e bırakır. ISO 3098, uluslararası düzeyde çeşitli ulusal standartları uyumlu hâle getirir. Köşeli harf biçimiyle tanımlanabilir.11

Marsh Stencil, şablon kesme makineleri ve malzemeleri için katalog, Belleville, Illinois, yaklaşık 1947, kaynak: Eye Magazine ve “Marsh Stencil”, Marsh Stencil’in harflerinden üretilmiş font,
kaynak: tasarımcı Guilherme Schneider’in Behance sayfası

Şablon üretimi için 17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar çeşitli araç ve teknikler kullanılır. Kâğıt ve kartonda karmaşık olmayan, keskin, kalın ve net hatlar için bıçakla, manevra yapmanın zor olması nedeniyle sadece efekt oluşturmak için makasla, tahtada kıvrımlar ve eğriler için keski ve çekiçle, metalde asit oyma baskıyla, basit geometrilere indirgenerek Bradley, Diagraph, Ideal ya da Marsh gibi makinelerde kesimle üretilirler.12

Başlangıçta şablon kullanımının en zor yanı, yazı kılavuzu doğrudan yüzey üzerine yerleştirildiği için, mürekkebin sürtünme ile dağılmasıdır. Bu sorun, şablon ile yüzey —çoğunlukla kâğıt— arasına bir ara parçanın yerleştirilmesiyle çözülür. 1920’lerde bu ara parçalar, şablonun içine yerleştiği tahta ve metal raylara dönüşür. Ancak ekonomik değildirler. II. Dünya Savaşı civarı Standardgraph’ların üretilmesiyle raylar yerini tarak kenarlı şablonlara bırakır. Sonrasındaysa plastik dökümle şablonlar daha ucuz ve kolay imal edilirler.13

Çeşitli uygulama teknikleri olan harf şablonları. Yukarıdan aşağıya: Normograph, Polynorm, Standardgraph, Duograph ve Wrico Universal Scriber,
kaynak:
Typotheque 
DINgraph
Yazı şablonu diski, Eugene L. Tarbox, 1868, kaynak: Eye Magazine

Bazı yazı şablonları rakam, harf ve işaretler olarak tüm karakter setini barındırır. Tek yazı boyutuna sahiptirler. Ancak 20. yüzyıl başında ilk endüstriyel üretim olan Normograph (Georg Bahr, 1909) gibi bazıları birleştirilmeler ile üretilebilecek temel birtakım biçimleri içerir. Diyagonaller, eğriler, dirsekler vb.14

Birden fazla boyut ve eğik/dik gibi uygulama gerektiren yazılar, şablonların türetilmesinin de yolunu açar. Değişen açı ve boyutlar sağlamak için pantograf mantığı ile üretilen ilk şablon, Polynorm’dur (Willy P. Müller, 1920’ler). Polynorm’da çoğu harf diğerleriyle parçalarını paylaşır ve küçük harfler, tabakanın ters çevrilmesiyle oluşur. Kullanımı biraz zordur. Farklı ve uygulama için daha başarılı başka bir şablon, DINgraph’dır (Heinrich Kassebaum,1920). DINgraph, sabit bir genişlikte çeşitli yükseklik ve açılarda harflerin kullanılmasına izin verir. Bu şablonun çizicisi [scriber], iki ucu iğneli ve geniş bir üçgen oluşturan bir çubuk ve uçlardan birine bağlı bir kalemden oluşur. Kuyruk iğnesi, şablonun yivine girer, diğer ucu şablon üzerinde harfin izini takip ederken kalem bu hareketi eş zamanlı olarak yüzeye işler. [Bunu] benzer prensiple çalışan başka aletler de izler: Kalemin dikey konumunun daha kolay ve iyi kontrol edilebildiği Duograph (Filler & Fiebig), Adjustable Scriber (Adolf Keuffel, Keuffel & Esser), Adjustable Lettering Scriber (Wrico), Leroy, Techgraph (Comet), Mars (Staedtler), Unitech ve Faber-Castell. Hepsinin ortak özelliği, dikey ve sola eğik harflerin yazılabilmesini mümkün kılmalarıdır.15

Kartograf Charles E. Riddiford’un tasarımı bir dizi yazı karakteri, 1930’lar,
kaynak:
National Geographic blogu
National Geographic’te 1933’lerden
kısmi bir ABD haritası,
kaynak:
Smithsonian Magazine

Mimarların harf şablonlarına ilgisiyse 19. yüzyılın erken dönemlerine denk gelir. Mimarlar, mühendislerle birlikte yazı şablonlarını mimari çizimler, haritalar ve başka teknik belgelerde başlık ve etiketleme için standart olarak kullanırlar.16 Dahası, yazı şablonları mimar ve tasarımcılara bir keşif alanı açar. Mimarlar ve tasarımcılar, 20. yüzyıl başında mimari kaygılarla harf şablonlarını çizimlerinin bir parçası, çizgi olarak inşa edilmiş geometrik dünyaların bir çeşitlemesi olarak ele alırlar. Onlara mimari görsel bir dil olarak bakarlar ve tıpkı çizimleri gibi inşa ederler. Bu bağlamda, alfabe ve karakterler mimarlar ve tasarımcılarla daha deneysel bir hâl alır, yüzyılın ilk yarısında tekrar tekrar tasarlanarak çoğaltılırlar.

Charrette No. 1, Letraset Catalogue, 1986, kaynak: SIAS (Burada görünenin aksine Charette’in tasarımcısı Le Corbusier değildir.)
Le Corbusier, Ville Radieuse, 1930,
kaynak: SIAS
Adını, Fransa’da charette [çekçek] denen tekerlekli araçlardan alan şablon karakterlerden örnekler,
kaynak:
Typefoundry

Çizimlerinde harf şablonlarıyla haşır neşir olan, akla ilk gelen isim Le Corbusier olmalıdır. Bugün bulunduğumuz noktadan Le Corbusier’nin çizimine bir metin katmanı eklemek için harf şablonu kullanmasından daha doğalı yok gibidir: Makine mimarisi için endüstriyel olarak üretilmiş, el yazısı olmayan bir dizi harf kümesi. Le Corbusier, çizimlerinde başlık ve etiketleme için Fransa’da sokak tabelasından depoya kadar kentsel ve endüstriyel alanda, gündelik yaşamda kullanılan mekanik harf stilini benimser.

Eames Century Modern Stencil,
tasarım: Erik van Blokland &
House Industries, kaynak: House Industries

Le Corbusier dönemi ve sonrası Alison & Peter Smithson, James Stirling gibi pek çok mimar, mimari dilinin parçası olarak şablon harfleri işlerine uyarlarlar. Günümüzde pek çok şablon yazı tipi tasarımcılarla ilişkilendirilmekte: Eames Century Modern Stencil (Charles & Ray Eames), Iwan Stencil (Jan Tschichold), Calvert Brody (Margaret Calvert, Neville Brody).

Josef Albers, Schablonenschrift, 1926, kaynak: The Josef & Anni Albers Foundation
Josef Albers, Bauhaus Stencil Lettering System, Kombinations-Schrift, 1926–1928, kaynak: moma.org

Birbirine eklemlenebilen ve sadece üç dört geometrik bileşenden oluşan Josef Albers’in Schablonenschrift’i (1923–26), Walter Gropius’un Dessau’daki Törten Estate gibi Bauhaus mimarisi örneklerinde karşılaşılan standardize ve prefabrike, sınırlı bileşenin montajına dayalı rasyonalize edilmiş yapı üretimiyle aynı mantığı taşır. Temiz çizgiler, geometrik kompozisyon ve basitlik… Albers yine aynı dönemde benzer bir akıl yürütme üzerinden Kombinationsschrift (1926–28) ile araştırmasına devam eder. Eskiden harflerin istenmeyen kopmaları, Albers’in yazı şablonuyla artık bileşenler arasındaki tasarlanmış boşluklara dönüşür, kompozisyonun parçası olur.

Albers’in deneysel yazı tipleri, pek çok şablon font tasarımına da öncülük eder. Futura Black (Paul Renner, Bauer, 1929), Braggadocio (WA Wooley, 1930), Transito (Jan Tschichold, 1931) ve Schablone (Otto Weisert typefoundry, 1931) bunlar arasında sayılabilir. Futura Black, özellikle Lázló Moholy-Nagy tarafından 1920’ler sonu 1930’lar başı yeni mimarisinin kitap kapaklarında kullanılır. Bu geometrik yazı ile rasyonel hâle getirilmiş yapıyı pekiştirip ifadesini güçlendirir. Benzer geometrik harf karakterleri, geometrik kompozisyon kaygısıyla inşa edilmiş El Lissitzky ve Gerd Arntz’in işlerinde de izlenebilir.

El Lissitzky & Vladimir Mayakovsky,
Dlia golosa [For the Voice], 1923,
kaynak: Josef Chladek
Gerd Arntz, Siebdrucke nach frühen Holzschnitten, Berlin: Galerie Kunze, 1979 (Arntz’ın 1920’ler tarihli ahşap kalıplarından hazırlanmış portfolyo)

Mimarların harf şablonu tasarlayıp kullanımı, el çizimi geleneğinin sonu olan yaklaşık 1980’lere kadar devam eder. Bugün yazı bir katman olarak hâlâ çeşitli doku, teknik ve stillerdeki çizimler kadar mimarın kâğıdının, paftasının, anlatım düzleminin önemli bir parçasıdır, ancak dijital bir dünyada... Futura, Bauhaus, Neutra, Bodoni, Gotham, Butler, Consolas, Helvetica, Modeka ve Poplar mimarların çizimlerinde bugün en çok kullandığı fontlar arasındadır.17

Charles Rennie Mackintosh,
Glasgow International Exhibition
yarışma çizimi, 1898,
kaynak: The Hunterian,
University of Glasgow,
Dezeen aracılığıyla

1. Kitapta alet olarak değinilenler, eli kullanarak bir şey yapmamıza yardımcı araç gereçler olduğu kadar pekâlâ bir kitap ve masa, kandil, tahta gibi mekân kurucu bileşenlerdir de: “Yazar, okuyucu, hoca olarak, bu faaliyetleri için gerekli aletler donanmıştır. Kitaplar, bir sıra, içinde yağı olan bir gece lambası ve bir kandil, bir fener ve içinde mürekkebiyle bir hokka, bir kalem, bir şakul ve bir cetvel, bir masa ve bir değnek, bir kürsü, bir karatahta, bir bileyi ve ponza taşı ve tebeşir. […] nüsha çoğaltırken kaldığı yeri bulmaya yarayan bir parşömen ucu ve küçük bir rulet.” Le Goff. J. 2014. “Aletler”. Ortaçağda Entelektüeller içinde. Kılıçbay. M. A. çev. İstanbul: İş Bankası Kültür Yayınları, s. 108–110.

2. 2007’den itibaren arkeolojik kazılara katılmamla birlikte arazide çizim yapmak için alet çantama iki kırık metre, bir asılabilir ip su terazisi, bir su terazisi ile bir kazı günlüğü defteri, bir şakul de eklendi.

3. Bu üretimlerin büyük bir kısmı artık 1:1 ölçekte yapılabiliyor, gerçeği temsil etme gibi bir dertleri olmadan işin bizatihi kendisi ortaya konabiliyor. Maketlerin de bu açıdan işlevi azalıyor olabilir.

4. Benim öğrencilik dönemimde, ki sanırım yüksek lisanstaydım, Türkiye’de gelişmiş yapma teknolojisi olarak sadece lazer kesiciler vardı. Daha erken vardıysa bile benim tanışıklığım 2009–10 civarıydı.

5. Rybczynski. W. 2007. “Marangozun Alet Çantası”. Vida ile Tornavida, Ayrılmaz İkilinin Kültürel Tarihi içinde. Özel. H. çev. Ankara: TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları. s. 4.

6. “Mimarlar bina yapmaz, binaları mümkün kılan çizimleri yapar.” Evans. R. 1989. “Architectural Projection”. Eve Blau ve Edward Kaufman eds. Architecture and its Image: Four Centuries of Architectural Representation, Works from the Collection of the Canadian Centre for Architecture. Montreal: Canadian Centre for Architecture. s 21.

7. Benzer bir yaklaşımı bilgisayar ortamına da taşımıştım. Donmuş bir atmosferi inşa eden, zamansız, standart nesne ve figürler olan CAD bloklarını kullanmak yerine internette istediğim hissiyatı verebilecek fotoğrafları araştırıyor, bulduğumda çok detaylara inmeden belli bir oranda soyutlayarak onları çiziyor, sonrasında da ölçeklendirerek çizim programında kullanıyordum. AutoCAD’de kendi alternatif çizim kitaplığımı oluşturmuştum. Ayrıca, HipoTesis platformunda, CAD bloklarıyla ilgili bir araştırma var. Araştırma, açık çağrıya toplanmış, farklı kullanıcılara ait kişiselleşmiş şablonları bir araya getiriyor. Bkz. CAD Blocks for the Present of Drawing.

8. Maket ve çizim malzemeleri satan kırtasiye ve dükkânlar da belki soyu tükenen yerler kategorisine alınabilir.

9. Örneğin, geçtiğimiz sene Adobe, Bauhaus tasarımcılarının tamamlanmamış beş yazı tipini dijital ortama aktararak tasarımcılarıyla anılan Bauhaus fontları geliştirdiğini duyurmuştu. Bkz. “Adobe Has Created Five Fonts from the Lost Lettering of Original Bauhaus Designers”.

10. Kindel. E. “A tradition with breaks”.

11. Hardwic. F. & Maier. T. “From Lettering Guides to CNC Plotters—A Brief History of Technical Lettering Tools”.

12. Kindel. E. age.

13. Hardwic. F. & Maier. T. age.

14. age.

15. age.

16. Kindel. E. age.

17. Souza. E. “10 Fonts For Architects”.

Bilge Bal, el işi, kalem, medya (mecra), şablon, yazı