Vardiya Raporu:
Hazine Avı

Vardiya sadece kendi kapalı alanında değil, aynı zamanda Venedik’i anlamak, var olduğu yerle ilişki kurmak için düşünmeye, paylaşmaya devam ediyor. Kamusal alanlarının nasıl oluştuğunu, Venedik’in gizli hazinelerini inceleyen on ikinci vardiyayı katılımcılarından Selin Çiftçi “Kurmaca Kentin İzinde” başlığıyla kaleme aldı:

Kurmaca Kentin İzinde

Italio Calvino, kitabı üzerine bir söyleşide Görünmez Kentler’i bildik kentler değil, kurmaca kentler olarak tanımlar.1 Onları, ütopik gezgin Marco Polo aracılığıyla melankolik imparator Kubilay Han’a anlattırır. “Hazine Avı” başlıklı atölye kapsamında bir araya gelen on ikinci vardiya ise bu kurmaca dünyaya eklemlenmek istercesine, Venedik’te kendi görünmez kentinin saklanmış, atlanmış ya da dönüşmüş nesnelerini bulup, hikâyelerini tartışmak üzere iz sürdü.

8–14 Ekim aralığında süren bu yolculuk, Studio-X’ten Selva Gürdoğan, Gregers Tang Thomsen ve Ege Sevinçli ile Columbia Üniversitesi’nden Holger Alexander Klein yürütücülüğünde, katılımcılar Bengisu Derebaşı, Nazlı Aral, Selin Çiftçi, Hanieh Fatouraee, İrem Korkmaz, Füsun Çetin ve Melike Kavalalı ile birlikte tamamlandı.

On ikinci vardiya, ilk günlerinde Venedik Mimarlık Bienali kapsamındaki Arsenale ve Giardini’deki diğer pavyonların “serbest mekân” üretimlerine ve yorumlarına tanıklık etti ve fotoğrafladı. Bir yandan da, atölyenin sonraki sürecine hazırlık olarak Vardiya’daki bu karşılaşmanın neden Venedik’te gerçekleştiğine dair güçlü bir altyapı okuması yaptı. Şehre dair birikimi, tarihi referanslarla, Venedik’i, doğu-batı sentezi başlığı altında, deniz seferleri, ticareti ve Venedik-Osmanlı ilişkileri üzerinden oluşturmaya çalıştı. Holger Klein’ın San Marco Kilisesi’nin yapım hikâyesine dair dinamikleri içeren makalesi ve Johanna Fassl’ın orient [doğu/şark] karşılaşmalarını Giambattista Tiepolo’nun resimleri üzerinden ele aldığı karşılaştırmaları, bu birikimi zenginleştiren önemli okumalardandı.

Sonraki süreçte, Studio-X yürütücüleri ile bir araya gelen on ikinci vardiya, Holger Klein’ın ekibe dahil olmasıyla hazine avına başladı. Klein’ın rehberliğinde mekânlar, objeler ve eserler aracılığıyla Venedik’in Doğu medeniyetleriyle yeniden inşasında geniş yer bulan spoila2 [devşirme] kavramına odaklanan grubun ilk durağı San Marco Meydanı’ydı.

Grup ilk olarak, uzaktan Venetian [Venedikli] ancak yakından, taşıdığı Konstantinopolis, İskenderiye gibi Doğu kültürlerine ait izlerle dönüşen, çok kimlikli San Marco Kilisesi’ni Palazzo Ducale’yi ve Tetrarşi Heykeli’ni farklı dokulardaki mermer parçaları ve fresk benzeri nitelikler üzerinden inceledi ve fotoğrafladı. Günün geri kalanında spoila avı Venedik’in dar sokaklarında Holger Klein’ın anlatımıyla belgelenmeye devam etti.

On ikinci vardiyaya hâkim olan bu ‘avcı’ hâli, kente yeniden —hatta bazen tetikte, iz üzerinde— bakmayı sağladı. Bu süreçte çekilen fotoğraflar üzerine pavyonda bir araya gelip konuşmak ise bu deneyimi pekiştiren pratiklerden biri oldu.

‘Av’ sürecine, İtalya ve Doğu Akdeniz arasındaki sanat ve mimarlık ilişkilerine ilişkin araştırmasından bir kesit içeren sunumuyla Deborah Howard eşlik etti. Farklı coğrafyalardan örnekler içeren sunum, “taklit objeler” ve “hediye kültürü” üzerine yeni tartışmaların oluşmasını sağladı. “Hazine Avı” kapsamında dijital bağlantılara da yer veren atölye, konut politikaları ve çatışma kavramı üzerine yoğunlaşan Killian Doherty ve temsil ve tasarım teknikleri açısından yeni arayışlara yön veren Holger Hoffmann’ın katkılarıyla devam etti.

Atölye son hazine avı yolculuğuna Johanna Fassl ve Holger Klein’ın öncülüğünde çıktı.

Yol boyu Doğu kültürüne ait tüccar heykellerini, cephe süslemelerini içeren spoila’ları belgeleyen grup, döneminde dini yönelimden bağımsız birer sosyal yapı olarak görülen ve Doğu kültüründen izler taşıyan eserleri barındıran scuola’lardan birkaçını ziyaret etti.

Bu eserler içerisinde, Vittore Carpaccio’nun konusu Libya’da geçen anlatısal resimlerinin yanında, Giambattista Tiepolo’nun Doğulu karakterler barındıran tabloları da vardı. Bu süreçte “anlatı resimleri” üzerinden “ihtida” [conversion] kavramı tartışıldı.

Yolculuk, Türk Hanı olarak da bilinen Fondaco dei Turchi’nin fotoğraflanması ve benzer şekilde, döneminin Alman gettosu özelliğini taşıyan Fondaco dei Tedeschi binasının ziyaretiyle devam etti. Bu süreçte yapının, Rem Koolhaas ve ekibi tarafından uygulanan yenileme ve yeniden işlevlendirme çalışması tartışıldı.

Son olarak Galleria dell’Accademia ziyaret edildi ve “gerçek haç” mucizelerini anlatan resimler Holger Klein tarafından anlatıldı.

Yolculuk boyu ceplerini sayısız veriyle dolduran on ikinci vardiya, atölyenin üretim süreci geldiğinde Venedik kentine özgü “kolaj olma” hâlini yeniden keşfedip, ayrıştırıp, tekrar oluşturmayı hedefledi. Bunun için biriktirdikleri spoila elementlerin fotoğraflarını seçen grup, interaktif bir tasarım yaklaşımıyla ziyaretçilerin kendi cephelerini oluşturmalarına olanak veren küpleri sergi mekânına yerleştirdi.

Tüm bu yolculuğu anlatmak içinse “anlatı resimleri” referans alındı, “hazine avı” süreci birbirini takip eden kolajlar yardımıyla aktarıldı.

1. Italo Calvino, “Italo Calvino on Invisible Cities”, Columbia: A Journal of Literature and Art, no. 8, s. 37–42, 1983.

2. Spoila: Palimpsest anıt ya da obje, başka bir deyişle zaman içinde geçirdiği pek çok dönüşüm katmanlarının bir bileşimi olan nesne.

Ege Sevinçli, Gregers Tang Thomsen, Holger Alexander Klein, Selva Gürdoğan, Vardiya, Venedik Mimarlık Bienali