Eylül Kayar,
“Bir Kanıt Olarak Kitap”,
KartonKitap
DEÜ GSF Grafik Tasarım Bölümü
Atölye Çalışması, 2016,
fotoğraf: Umut Altıntaş
Kitap Üzerine
Olur Olmaz Fikirler

Bu metin, belirli aralıklarla güncellenecektir. 
İlk yayım tarihi: 02.05.2018 
Son güncellenme tarihi: 30.06.2020

Bu metin, 2018 yılında sanatta yeterlik tezimi yazdığım sırada, sonraki yıllarda güncellenme sözü verilerek aniden ortaya çıktı. Tez bitti, üzerinden iki yıl geçti, iki yılda çok fazla şey oldu. Esen sözümü tutmamı istedi, listeye yenilerini ekledim. İki yıl önceki giriş, üzerinden geçen zamanı umursamadan yine burada:

Sanatta yeterlik tezi yazma süreci, insanı çalışmaktan ve üzerine düşünmekten en heyecan duyduğu konudan bile soğutmayı beceriyor. Çünkü soğumazsan, yazamıyorsun. Bu bir gerçek. Tezi tez yapan bir diğer faktör ise, ölümcül derecede gerekli olduğunu düşündüğün birçok şeyi dışarıda bırakabilme becerisi (çünkü bir müddet sonra, aynı şeylerin ölümcül derecede gereksiz olduğunu düşünüyorsun). Standartların standardı bu akademik format, büyük bir coşkuyla bahsetmek istediğin tüm fikirleri kendine has soğuk bir şiddetle dağlıyor. Zaten program adıyla da barışık değil: Yaptığın işi yazmana müsaade etmiyor, yazdığın ne varsa zaten başkalarına ait. Yapılmışları yazıp, yazmadığını yapmanı istiyor.

Sorun değil. Ne de olsa yazmanın birçok yolu var.

Sıkı akademisyenlerin procrastination dedikleri (demeye bayıldıkları) “oyalanma” mesaisinin hakkını verenlerdenim, ki şu an okuduğunuz yazı tezimin sayfaları arasında kaybolduğum bir anda ortaya çıktı. Ben de akademik formatın gösterdiği ‘misafirperverliği’ kibarca reddedip orada harcamadığım fikirleri Manifold’a ikram etmeye karar verdim. İçim çok daha rahat.

Bu metin, Daniel Eatock’un 2008 yılında ESAD’da verdiği bir konferanstan esinlendi. Eatock bir saatlik konuşma süresince, yapmayı düşündüğü, ancak henüz gerçekleştiremediği (ve belki de hiç gerçekleştiremeyeceği) fikirlerinden bahsediyor. Ayrıca Édouard Levé’nin Oeuvres adında, “düşünülmüş ama gerçekleşememiş saçma ve gösterişsiz fikirler” olarak nitelendirdiği 533 adet projesinin yer aldığı bir kitap olduğunu keşfediyorum.

Ben de bir gün mutlaka kullanırım, bir işe dönüştürürüm diye not aldığım fikirleri ifşa etmeye karar verdim. Bu fikirlerin bir kısmı teze girmek üzere bulundu, ancak tezde kendisine yer bulamadı. Birkaçı yalnızca kavramsal bir soru biçiminde ortaya atıldı. Bazıları için “yapmasam da olur, düşünmem yeter” demekle yetindim. Birçoğunu ise bir gün mutlaka gerçekleştirmeyi umuyorum ama biliyorum ki belki de hepsi, çoktan başkaları tarafından düşünüldü ve yapıldı. Aralarından beğendiklerinizi denemekte özgürsünüz:

• Bir kitabı ofset baskı ile yalnızca tek kopya çoğalt (N. Toros Mutlu ile).

E Evi kitabını başından sonuna, kelimesi kelimesine Lorem ipsum ile yaz.

Lorem ipsum ile yazdığın E Evi’ni kütüphanende kalın ve büyük iki kitap arasına yerleştir.

• Milli Kütüphane’ye git, kütüphane ortamının ses kaydını al. Kitap seslerinin gürültüsünü dinle.

• Bir kitapçıya git, yan yana duran iki rastgele kitabı seç, ortalarından kes, soldaki kitabın kapağını, sağdaki kitabın arka kapağında düzgünce yapıştır, tekrar rafa koy. Aynı işin Ulaş Uğur tarafından zaten yapılmış olduğunu gör, mutlu ol.

• Kütüphanenden kapakları ile görsel bir diyalog kurabileceğin iki kitap seç, yan yana koy, fotoğrafını çek, bir kitapçının vitrininde sergile (Örnek: Selim Süme, Özgür Öğütcen: Tekerrür ve Norm: The Things)

• Vedat Ozan’dan yazarı olduğu Kokular Kitabı - IV: Lezzetler kitabını koklayıp tarif etmesini iste.

• Bir kitap seçip, aynı kitabın her sayfasını farklı bir kitapçıda oku, kaldığın sayfalara ayraç bırak.

• Bir kitabın korsan baskısının yerine orijinalini koy.

• İkinci el kitapçıdan aldığın kullanılmış bir kitabı, yeni kitap satan bir kitapçıda bulunan hiç kullanılmamış kopyanın yerine koy.

• İçi üst üste kitaplarla dolu bir heykel kaidesi sergile. Kaide yerinden kaldırılmadığı sürece içinde kitap olduğundan kimsenin haberi olmasın.

• Kaideyi ters çevirip boşluğuna sığacak bir kitabı içine at ve ters duran kaidenin içindeki kitaba bak (Hangi kitap olduğu önemli veya değil).

• Kitap olmak zorunda olmayan bir kitap yap.

• Kitap olmak zorunda olan bir kitap yap.

• Kitap olmamak üzerine bir kitap yap.

• Kütüphanende yer alan kitapların toplam sayfa sayısına sahip bir kitap yap.

• Kütüphanendeki tüm kitapları tek bir kitaba sığdır.

• Kütüphanenin kendisini bir kitaba sığdır.

• Üst üste yapıştırılan kâğıtlardan kapak yap.

• İçinde “kitap” kelimesi geçen tüm kitapların bulunduğu bir dizin kitap yap.

• Başlığında “kitap” kelimesi geçen tüm kitapların bulunduğu bir dizin kitap yap.

• Asla kitap olmayacak bir içerik var mıdır?

• Bir kitap en fazla ne kadar boş olabilir?

• Mutlak boş kitap mümkün müdür?

• Kitapta olmak ile kitap olmak arasındaki fark nasıl gözetilir?

• Bir imge veya bir metin, bulunduğu sayfayı taşır mı?*

• Bir kitaptan bahsedilebilecek en doğru yer, yine bir kitap mıdır?

* İmgeyi tutan kitap, kitabı tutan imge: Kâğıt üzerinde duran imgeyle okuyucu arasındaki görsel ilişki, onun fiziksel olarak gerçekten orada olduğu üzerinden değil, bir imge olarak, soyut algılar üzerinden kurulur (Susan K. Langer: Mantıksal Form Teorisi). Ancak nesnel bağlamda olan şey, daha ağır yüzeyin (kâğıt) daha hafif olanı (basılı imge) üzerinde tutmasıdır. Peki kullanılan mürekkep, üzerine basıldığı kâğıttan daha ağır olduğu taktirde imge mi kitabı taşır?

grafik tasarım, kitap, kitap tasarımı, Umut Altıntaş