Bir afişe baktığımızda gördüğümüz ve okuduğumuz şeyler zihnimizde bir anlam yaratır. İmge, tipografi ve görsel düzen afişin karakteristik özelliklerini belirler. Tasarımcının seçtiği görsel malzemeye ve stile göre bakışımızın yönü değişir. Alışılmış ögeler bize belirli şeyleri işaret ederken, daha önce görmediğimiz biçimler ve kompozisyonlar bizi yoruma sevk eder. Ancak grafik ürünler belirli mesajlar vermeyi hedefler. Başka bir deyişle anlam ne kadar daralırsa etkisi o kadar artar. Afiş tasarımını diğer grafik ürünlerden ayıran mesele de burada başlar.
Görsel sanat pratiğiyle yolu kesişen afişin niteliği yeni şeyler söylemek isteyen tasarımcı tarafından sürekli sınanır. Sosyal ve kültürel konular söz konusu olduğunda görsel ifade olanakları sınırsızdır. Umberto Eco’ya göre bir yapıt ancak pek çok yönelim ve anlam sunarsa, hepsinden önemlisi yeni bir şekilde algılanırsa, o zaman yaşamsal ilgi uyandırır ve kişiliğin saf imgesi olur. Bu bağlamda afişler, anlamın en çok genişleyebildiği mecralardan biridir. Aynı nedenle grafik tasarımın sanat eserine en yakın olduğu yer yine afiştir.
İnsan beyni örüntü tanımaya koşullanmıştır. Gözümüz farklı ögeleri otomatik olarak bir araya getirir ve tanıdık bir imge arar. Bu durum çok basit araçlarla anlaşılır görüntüler yaratma imkânı sağlarken diğer taraftan belirsizliğe neden olabilir. Tasarımcı hangi yöntemi seçeceğine konuya ve hedef kitleye göre karar verir.
Afiş dört kenarı sınırlı bir yüzey olsa da tasarımcı için serbest bir oyun alanıdır. Zafer Lehimler’in tasarımlarına baktığımızda bu potansiyeli sonuna kadar kullanmaya çalıştığını fark edebiliriz. Lehimler’in görsel dünyası ideal kompozisyon yöntemlerini yadsır; çoğu zaman özne belirli bir konumda yer almaz ve okuma pratiğini zorlar; göz ve zihin arasındaki doğrusal ilişkiyi bozmaya yönelik bir tavır sergiler. Afişlerini yakından incelediğimizde bu durum daha iyi anlaşılır.
Zafer Lehimler,
“The Rabbit Leaps: New Journey”,
70 × 100 cm, 2023
2023 yılında Çin Yeni Yılı’nı kutlamak üzere tasarladığı “The Rabbit Leaps: New Journey” [Tavşanın Sıçrayışı: Yeni Yolculuk] başlıklı afişte piksellerden meydana gelen tavşan imgesini ilk bakışta fark etmeyiz. Aynı şekilde görselleştirilen tipografik unsurlar okumayı zorlaştırır. İlk seferde gördüğümüz farklı renklerdeki kalpler ve yıldızlar belirli bir konumda bulunmaz, gözümüzü farklı noktalara yönlendirir. Farklı boyutlardaki Ying Yang sembolü Çin kültürüne doğrudan gönderme yapar. Piksellerden oluşan dallar, çiçekler ve mimari ögeler de geleneksel Çin manzaralarını tasvir eder. Söz konusu ögelerin hareketli bir şekilde yerleştirilmesiyle beraber adeta bir festival havası yaratılır. Son aşamada sağ üst köşede yer alan Çin Halk Cumhuriyeti bayrağı afişe son noktayı koyar.
“İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”,
70 × 100 cm, 2024
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni konu alan afişinde ise bildirge metni arka planda bir doku olarak yer alır. Yine aynı metinden alınan tipografik ögelerin üst üste binmesiyle merkezde bir kuru kafa imgesi meydana gelir. Bu sahne bize Frédéric Henri Kay Henrion’un 1963 tarihli “Stop Nuclear Suicide” [Nükleer İntiharı Durdurun] başlıklı afişini anımsatır. Henrion, patlamış bir atom bombasının üstüne çift pozlama [double exposure] tekniğiyle bir kuru kafa imgesi yerleştirerek karanlık bir geleceği işaret etmiştir. Zafer Lehimler ise bu imgeyle izleyiciyi şüpheye düşüren ikircikli bir ifade yaratır. İnsanların barış içinde yaşamasını konu alan bildirgeyi, ölümü simgeleyen bir görüntüye dönüştürerek geçerliğini sorgular. Aynı zamanda siyah-beyaz renk seçimiyle dramatik etkiyi artırır.
“Fire” [Ateş] başlığını taşıyan afiş ise Lehimler’in imge üretirken hareket alanının ne kadar geniş olduğunu hatırlatır. Bütünüyle soyut ögelerden oluşan çalışma, şiirsel bir ifadenin görsel temsiline dönüşmüştür. Afiş üzerine kitaplardan alıntılayarak yazdığı metinler, görüntüyü deşifre etmemize yardımcı olur: “Thoughts sometimes grow like a fire inside a person. / If you don’t know where you are going, it doesn’t matter which path you take. / The path to oneself often passes through fire.”1 Lehimler bu ifadeleri görselleştirirken ikonografik temsil yöntemlerini devre dışı bırakır. Onun için ele aldığı konuyu duyumsatmak, göstermek veya işaret etmekten daha önemlidir.
Grafik tasarım mesajları doğrudan ve kestirme ifadelerle izleyiciye iletirken anlamı belirgin hâle getirir. Bunun bilincinde olan Zafer Lehimler tasarladığı her afişte beklentileri bozarak bakışımızı değişime zorlar. Yenilikleri takip ederken biriktirdiklerini cömert bir şekilde paylaşmaktan kaçınmaz; kendi sözlüğünden seçtiği imgelerle ve küçük sürprizlerle önce kendisini, sonra bizi şaşırtır. Tasarım stilindeki zenginliği bu tavrına borçludur.
{Nisan, 2026}1. Düşünceler bazen insanın içinde yangın gibi büyürler. / Nereye gittiğini bilmiyorsan hangi yoldan gittiğinin önemi yoktur. / Kendine giden yol çoğu zaman ateşten geçer.