Nasıl yapıldı?
Kilim

Bir kilim dokudum, ama bildiğiniz kilimler gibi değil. Kendi yöntemimle ve bu yönteme özel yaptığım el aletiyle.

Geçen yaz başı İstanbul Maker Faire için dekor prototipleri yapmak üzere Gizem Renklidağ’la birlikte Aydın Organize Sanayi Bölgesi’nde bir zeytin fabrikasına gittik. Mekân zeytin fabrikası olduğu için atıklar da ağırlıklı olarak zeytin tenekeleri ve kavanoz kapaklarıydı; yan komşu ise bir hurdacı. Parktaki çocuk gibi, etrafımda kullanabileceğim her şeyle oynadım, ezdim, kestim, deldim, bağladım. Tenekelerden çiçekler, plastik kasa ve hurdalardan taht, zincirlerle harfler gibi büyüklü küçüklü çeşitli denemeler yaptım.

Bu yazıda bahsi geçen “Kilim”in ilk eskizi de, bu arada çıktı. Kavanoz kapaklarını düz ve ters dizerek oluşturduğum piksel mantığında bir desen. Yerde durması veya bir yüzeye sabitlenmesi yerine asılabilmesi, iki taraflı görülebilmesi daha iyi olur dedim ve nasıl birleştirebileceğimi düşünmeye başladım. Kenarları altı eşit aralıkla delip telle dikerek ilk prototipi yaptım.

Yöntem tamam, ama nasıl delmeli; teker teker ölçüp delmek ömür törpüsü olur. Delikler için bir şablon yaparak başladım. Sonrası kalemle işaretleyip delmek. Matkapla rahat değil, kapağı sabitlemek gerek. Çekiç ve çiviyle delmek daha kolay. Ama iyi değil, parmaklar yara oluyor. Kolaylaştırmanın ve hızlandırmanın yollarını araştırmaya başladım. Etrafımdaki insanlara sordum, danıştım. Çeşitli fikirler çıktı, altı matkaplı bir düzenek önerisi bile geldi. Ama bence böyle basit bir yöntemin uygulaması da basit ve ekonomik olmalıydı.

Kağan Önal’la birlikte ilk prototipi yaptık, tornada yapılmış ahşap bir kalıp. Kapağın oturabileceği yuvarlak çıkıntının tam üstünde matkap ucu için bir kılavuz delik ve 60 dereceye ayarlanmış pim yeri var, işkence ile herhangi bir masaya sabitlenebiliyor. Delik delmek çok rahat oldu, teker teker ölçme ve işaretleme aşamasını ortadan kaldırdı ama hâlâ iki alet kullanmak gerekiyordu. Acaba matkabı da aradan çıkarıp tek aletle çözülebilir mi diye düşünmeye devam ettim.

İkinci ve bu işte kullandığım prototip ise ahşap kalıbın mantığından devam etti, matkap yerini delme kolu aldı. İstenirse zincirle pedal eklenip ayakla da delinebiliyor, ama elle delmek bana daha kolay geldi. Sağ ve sol elini kullananlar için iki tarafta da pim deliği var. Sevdiğim bir renge de boyattım ve artık delgecim hazır oldu.

Sonraki aşama “nasıl bir desen olsun?” Bir sürü eskiz yaptım, geometrik, izometrik, soyut, grafik ve Anadolu kilim motiflerini hatırladım, araştırmaya başladım. Pıtrak, eli belinde, su yolu, koç boynuzu, hayat ağacı, bereket derken tamam dedim, buldum, kendi kilimimi dokuyacağım. Temel motiflerle bir desen tasarladım.

Desen tamam, malzeme temin zamanı geldi. Çelik halat ve klemensler kolay oldu, ama kapaklar biraz uğraştırdı. Bir sürü üreticiyle konuştum, yazıştım. Adet, bireysel bir kullanıcı için çok ama üreticiler için çok az, ellerinde hazır olanlarda ise pek renk alternatifi yok. En sonunda beyaz kapaklar aldım ve sprey boyayla rengârenk boyandılar. Sevgili Candaş Şişman malzeme sponsorum oldu.

Alet hazır, malzeme hazır, sonunda uygulama zamanı geldi. Öncelikli ihtiyacım büyük bir masa, iş 140 × 200 cm büyüklüğünde ve etrafında çalışma alanı gerekiyor. İkinci ihtiyacım ise süreci belgelemek. Arkadaşlarıma sordum: Yer var mı? Ödünç GoPro verebilecek var mı? Çağla ve Kurtcebe Turgul sağ olsun, Tuzambarı’nda çalışabileceğim koca bir alan ayarladılar ve kamera verdiler. Sonunda mutlu mesut uygulamaya başladım.

Eskizini yaptığım deseni bire bir uyguladığımda çok da iyi olmadı. Kapakları evirip çevirerek araştırmaya devam ettim. Tamamlamam bir ay sürdü.* Sonuçta, iki tarafında farklı desen olan büyük bir kilim çıktı ortaya. Duvar halısı veya paravan gibi asılabilecek bir kilim.

Bir kilim dokudum ama bildiğiniz kilimler gibi değil. Kendi yöntemimle ve bu yönteme özel yaptığım el aletiyle.

Pınar Akkurt, “Kilim”, 2017

* Gizem Renklidağ, Candaş Şişman, Kağan Önal, Çağla Turgul, Kurtcebe Turgul, Osman Dede, Engin Özdemir, Gürkan Renklidağ, Başak Duysak ve Nihal Duysak’a teşekkürler.

{Fotoğraflar: Pınar Akkurt}

do it yourself (DIY), kendin yap, maker hareketi, maker kültürü, Nasıl yapıldı?, Pınar Akkurt, üretim, yaratıcı endüstriler